Yaz─▒lar

KAND─░L VE S├ťTLA├ç

Dedemler,┬á anneannemin romatizma a─čr─▒lar─▒na ─░stanbul un rutubetli havas─▒n─▒n iyi gelmedi─čine kanaat getirip k├Âye d├Ânmelerine kadar,┬á her kandil onlar─▒n evinde teyzemlerle birlikte maaile kandille┼čmek rutin adetlerimizdendi. Teyzem okula giden ├žocuklar─▒ndan dolay─▒ ak┼čam ezan─▒na yak─▒n kandille┼čmek i├žin te┼črif eder, annem ise okul derdi olmad─▒─č─▒ i├žin ├Â─čle saatlerinde bizi toparlar ve anneanneme getirirdi. Dedem bizi kap─▒da kar┼č─▒lay─▒p, kuca─č─▒nda merdivenlerden ├ž─▒kar─▒r, karde┼čimle beni biraz sever, sonra tekrar d├╝kk├óna inerdi. Karn─▒m─▒z a├ž ise ├Â─čle yeme─či yer, tok ise ├Â─čle uykusuna yat─▒r─▒l─▒rd─▒k. Bir vakit sonra pi┼čmi┼č s├╝t kokusu ile uykudan uyan─▒r, kandil nedeniyle geli┼čimizi hat─▒rlayarak bu kokunun sebebini tahmin ederek, mutluluk i├žinde sedir de do─črulurdum. Dedemlerin evi alt kat─▒ k├ógir, ├╝st kat─▒ ah┼čap yap─▒lm─▒┼č iki katl─▒ eski bir ─░stanbul eviydi. ├ľnde bir oda, arkada daha k├╝├ž├╝k bir oda, mutfak ve tuvaletin i├ž i├že oldu─ču bir b├Âl├╝m ve hepsinin ortas─▒nda bir sofadan olu┼čan bu evde, yazlar─▒ serin sofada oynamak oray─▒ en k─▒ymetli yer yapard─▒ benim g├Âz├╝mde. Arkadaki k├╝├ž├╝k oday─▒ pek kullanmaz ve sevmezdim. Biraz lo┼čtu ve k├╝├ž├╝k penceresi koyu renk bir keten ├Ârt├╝yle hep kapal─▒ dururdu. ─░├žinde b├╝y├╝k├že bir sand─▒k ve sand─▒─č─▒n ├╝st├╝nde ├╝st ├╝ste istiflenmi┼č yorgan ve yast─▒klar vard─▒. Ayr─▒ca bir elbise dolab─▒, valizler, kalabal─▒k misafirler i├žin yedeklenmi┼č birka├ž sandalye, bizler i├žin ayarlanm─▒┼č oyuncak kutusu, sehpalar odan─▒n demirba┼člar─▒yd─▒. Birka├ž kez penceresinden d─▒┼čar─▒ya bakmaya cesaret etti─čimi hat─▒rl─▒yorum. Pencereye ├žok yak─▒n bir incir a─čac─▒ vard─▒. Hemen a─čac─▒n alt─▒nda ince bir borunun a─čz─▒nda bir musluk tak─▒l─▒yd─▒. Sonradan bu a─čac─▒n ve alt─▒ndaki musluk bulunan alan─▒n dedemlerin evine ait oldu─čunu ├Â─črendim. Alt katta kirac─▒ kald─▒─č─▒ i├žin ben bu bah├žeyi hi├ž g├Ârmemi┼čtim. A─čac─▒n arka k─▒sm─▒nda k├╝├ž├╝k bir koruluk oldu─čuna inand─▒racak kadar a─ča├ž toplulu─čunun oldu─ču bir alan vard─▒. Bir sokak boyunca dedemlerin evi gibi evlerin s─▒raland─▒─č─▒ ve arka bah├želerindeki a─ča├žlar─▒n bu meydan─▒ korulu─ča ├ževirdi─či belliydi.

Kandil g├╝nleri i┼čte bu oda t├╝m o sevimsizli─či ve as─▒k suratl─▒l─▒─č─▒ndan s─▒yr─▒l─▒r, bamba┼čka bir havaya b├╝r├╝n├╝rd├╝. S├╝t kokusuyla uyand─▒─č─▒m an, odan─▒n o h├ól zaman─▒n─▒n geldi─čini anlam─▒┼čt─▒m. Sedirden s─▒yr─▒larak kap─▒ya y├Âneldim, kap─▒n─▒n a─č─▒r pirin├ž kolunu a├žmak hi├žbir zaman kolay olmazd─▒, yine ├Âyle oldu. ─░ki elimle kap─▒ koluna as─▒larak kap─▒y─▒ a├žmay─▒ ba┼čard─▒m. Hemen yan taraftaki odan─▒n kap─▒s─▒ kapal─▒yd─▒. Kapal─▒ ise art─▒k o vakit gelmi┼č demekti. Hemen di─čer odan─▒n kap─▒ koluna as─▒l─▒p a├žt─▒m. Ve i┼čte o muhte┼čem manzara! Odan─▒n b├╝t├╝n zemini k├óse kapl─▒yd─▒. K├óselerde de duman─▒ hen├╝z ─▒l─▒k ─▒l─▒k t├╝ten s├╝tla├žlar. Anneannem her kandil onlarca s├╝tla├ž yapard─▒. ─░ki k─▒zlar─▒, damatlar─▒ ve torunlar─▒yla yenen ak┼čam yeme─či i├žin ve kom┼čulara ikraml─▒k olarak s├╝tla├ž da─č─▒t─▒l─▒rd─▒. Ayr─▒ca t├╝m sokak boyunca sadece kom┼čulara de─čil, dedemin esnaf arkada┼člar─▒na, arka sokakta yaln─▒z ya┼čayan teyzelere, ├Âks├╝z yetim kalm─▒┼č ├žocuklara, mahallenin delisine, bek├žisine bu s├╝tla├žlar ikindiden sonra tepsilerle da─č─▒t─▒l─▒rd─▒. Hal b├Âyle iken ka├ž k├óse s├╝tla├ž yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ tahmin etmek hi├žte zor de─čildi. Zor olan odan─▒n t├╝m zeminini s├╝tla├ž kapl─▒ olarak hayal etmek. Benim ki hayal de─čildi, ger├žek bir ┼č├Âlen g├Âr├╝nt├╝s├╝. Annem kap─▒n─▒n a├ž─▒lma sesini duymu┼č mutfaktan gelmi┼čti.

ÔÇśÔÇÖSak─▒n girme i├žeri!ÔÇÖÔÇÖ. Zaten ├Âyle bir niyetim yoktu. ÔÇśÔÇÖSo─čuyunca veririm sanaÔÇÖÔÇÖ dedi, s├╝tla├žlar─▒ g├Âstererek. Ben yemekten ├žok, onlar─▒ b├Âyle topluca g├Ârmeyi seviyordum. Yava┼č├ža kap─▒y─▒ kapatt─▒k annemle. O s─▒rada anneannem elinde a┼ča─č─▒da manav d├╝kk├ón─▒nda g├Ârmeye al─▒┼čt─▒─č─▒m mavi k├ó─č─▒tlar ve makasla mutfaktan ├ž─▒kt─▒. Bu k├ó─č─▒tlar─▒ meyve kasalar─▒n─▒ a├žt─▒k├ža dedem, meyveleri sar─▒p sarmalanm─▒┼č olarak buluyorduk. Ya─čl─▒ ince bir k├ó─č─▒tt─▒, birka├ž kez bunlar─▒ t─▒rna─č─▒m─▒n yan taraf─▒yla d├╝zlemi┼č ve g├╝ne┼če tutarak mavile┼čen manzaraya bakm─▒┼čt─▒m. Elinde makas ve k├ó─č─▒tla anneannem merdivenin ilk basama─č─▒na ├ž├Âkt├╝. Bende hemen yan─▒na. Elinde ki k├ó─č─▒tlar─▒ ├Ânce d├╝zle┼čtirdi, sonra kat kat katlayarak k├╝├ž├╝c├╝k hale getirdi. Sonra ba┼člad─▒ makasla kesip ┼čekiller vermeye.
ÔÇśÔÇÖAnneanne ne yap─▒yorsun?ÔÇÖÔÇÖ dedim, dayanamayarak. ÔÇśÔÇÖBirazdan g├Âr├╝rs├╝n dedi, sadece izle ┼čimdi, nas─▒l yapt─▒─č─▒m─▒ ├Â─črenÔÇÖÔÇÖ. Kesme i┼člemi bitince elimden tutarak birlikte arka odaya ge├žtik. Anneannem elindeki k├ó─č─▒tlar─▒ a├žarak her birini asker gibi s─▒ralanm─▒┼č s├╝tla├ž k├óselerinin en ├Ân├╝ndekinin i├žine b─▒rakt─▒. Tepeden bakt─▒─č─▒mda anneannemin ne yapt─▒─č─▒n─▒ anlad─▒m. Ka─č─▒tlar─▒ katlay─▒p kesmi┼č ve ┼čekil vermi┼čti. Mavi ka─č─▒tlar beyaz s├╝tla├ž zeminin ├╝st├╝ne konulunca hangi ┼čekli ald─▒─č─▒ belli oluyordu. Lale, y─▒ld─▒z, kar tanesi, papatya, kalp, bug├╝n hala hat─▒rlayabildiklerim. Sonra bu ka─č─▒tlar─▒n ├╝zerine tuz serper gibi tuzlukla bir ┼čeyler serpmeye ba┼člad─▒ anneannem. ÔÇśÔÇÖO ne?ÔÇÖÔÇÖ, diye sordum, ÔÇśÔÇÖbiber mi?ÔÇÖÔÇÖ ÔÇśÔÇÖ Hay─▒rÔÇÖÔÇÖ dedi anneannem,ÔÇÖÔÇÖ tar├ž─▒nÔÇÖÔÇÖ
Serpme i┼člemi bitince ka─č─▒tlar─▒ kald─▒r─▒yordu anneannem. Sanki bir sihirbazl─▒k olay─▒na ┼čahit olmu┼čum gibi hayretler i├žinde kal─▒yordum. Ka─č─▒d─▒n ├╝zerindeki ┼čekiller s├╝tlaca ge├žmi┼č oluyordu ve beyaz zeminde tar├ž─▒nlar─▒n ├žizdi─či resimler muhte┼čem g├Âz├╝k├╝yordu. Bu serpme i┼člemi bittikten sonra b├╝y├╝k sinilere her bir ┼čekilden iki┼čer kase koyup, bana ÔÇśÔÇÖin a┼ča─č─▒ dedeni ├ža─č─▒rÔÇÖÔÇÖ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á Ko┼čarak merdivenlerden indim, ayakkab─▒lar─▒m─▒ giymeme gerek duymadan kap─▒n─▒n bir ad─▒m d─▒┼čar─▒s─▒na ├ž─▒k─▒p dedeme seslendim. ÔÇśÔÇÖAnneannem seni ├ža─č─▒r─▒yor.ÔÇÖÔÇÖ Dedem ├╝zerinde mavi ├Ânl├╝─č├╝yle yukar─▒ benim ard─▒mdan geldi. Anneannem elinde koca siniyle sofan─▒n ortas─▒nda haz─▒rd─▒. ÔÇśÔÇÖBunlar─▒ esnafa da─č─▒tÔÇÖÔÇÖ dedi anneannem. Dedem siniyi al─▒p tekrar merdivenlerden indi. Dedem bilumum esnafa s├╝tla├žlar─▒ da─č─▒tma i┼čini yaparken, anneannem k├╝├ž├╝k ├ži├žekli tepsilere iki┼čerli ├╝├žerli s├╝tla├ž kaselerini yerle┼čtiriyordu. S├╝tla├žlar tepsideki yerlerini ald─▒ktan sonra, renkli pe├žetelerle ├╝st├╝n├╝ ├Ârt├╝yor ve da─č─▒t─▒ma haz─▒rl─▒yordu. Anneannem bir ara ÔÇśÔÇÖart─▒k b├╝y├╝d├╝n, bu sefer sen da─č─▒tÔÇÖÔÇÖ dedi. Kulaklar─▒ma inanamad─▒m. Bu g├Ârevle art─▒k b├╝y├╝k olman─▒n hakl─▒ gururunu ya┼čayacak, stat├╝ atlayacakt─▒m. Ama g├Ârevimi eksiksiz yerine getirmeli, k─▒rmadan d├Âkmeden i┼či sonland─▒rmal─▒yd─▒m. Anneannem, ÔÇśÔÇÖbunlar─▒ d├Âkmeden g├Ât├╝rmek bir marifet ama onlar─▒ sunmakta ayr─▒ bir marifetÔÇÖÔÇÖ dedi. Nas─▒l? demedim ama nas─▒l der gibi anneanneme bakt─▒m. O da bunu anlayarak cevaplamaya koyuldu. ÔÇśÔÇÖKap─▒ a├ž─▒l─▒nca hay─▒rl─▒ kandiller diyeceksin. Kaseleri yar─▒n verirseniz iyi olur diyeceksin, onlar Allah kabul etsin, elinize sa─čl─▒k deyince de amin, afiyet olsun diyeceksin. Her kaseyi verdikten sonra d─▒┼čar─▒ ├ž─▒karken kalanlar─▒n ├╝st├╝n├╝ mutlaka ├Ârt. Yoldan ge├žen g├Âr├╝p can─▒ ├žekmesin. Ger├ži herkese vermeye ├žal─▒┼č─▒yorum ama t├╝kenir de veremezsek hem mahcup olurum, hem de g├Âz hakk─▒n─▒ verememi┼č oluruz.ÔÇÖÔÇÖ Dedi. Ben b├╝t├╝n s├Âylenenleri akl─▒mda tutmaya ├žal─▒┼č─▒yordum. Eksiksiz tutuyordum da, ama i┼č s├Âylemeye gelince akl─▒mda kay─▒tl─▒ olanlar pek prati─če ge├žemiyordu. Utan─▒yordum herhalde. Buna ra─čmen ilk s─▒nav─▒m─▒ ba┼čar─▒yla ge├žiyordum. Eksiksiz kom┼čular─▒ atlamadan, k─▒r─▒p d├Âkmeden kaseleri da─č─▒tm─▒┼č, kah ezberlediklerimi s├Âylemi┼č, kah s├Âylediklerimi sadece ben duymu┼č, kah s├Âyleyememi┼č olarak ilk g├Ârevimi ifa etmi┼čtim.

ZEYNEB TONBU┼×

TAKKEC─░ ─░BRAH─░M A─×A CAM─░─░

Topkap─▒ semtinde, ayak├╝st├╝nden┬á ve yerle┼čim yerlerinden uzak bir k├Â┼čede inzivaya ├žekilmek isterken, ge├žen zamanla┬á ana arter bir yolun kenar─▒nda kalm─▒┼č ve her g├╝n binlerce ki┼čiyi selamlar gibi bir mekan. Konumunda ki gariplik kadar yap─▒l─▒┼č ser├╝veni de ayr─▒ bir garip olan ve belki de bu gariplikler y├╝z├╝nden kendine has bir hik├óyesi ve g├╝zelli─či olan, k├╝├ž├╝k ama ┼čaheser bir cami: Takkeci ─░brahim A─ča camii.

Takkeci yada Osmanl─▒ zaman─▒nda ki ismiyle Arakiyeci ─░brahim A─ča, ge├žimini ke├žeden yapt─▒─č─▒ takkeleri satarak sa─člayan yoksul bir ─░stanbul s├ókini. Han─▒m─▒yla birlikte Topkap─▒ semtinde ikamet ediyor ve yoksullu─čuna ra─čmen hayatta ki en ├Ânemli arzusu olan bir cami yapt─▒rmak i├žin ├žabalayan nev-i ┼čahs─▒na m├╝nhas─▒r bir ki┼čilik. Cami yapt─▒rma arzusunu bir├žok yerde dile getiriyor ve etraf─▒ndakilerin alay konusu oluyor. Arkada┼člar─▒ ”ne oldu senin cami i┼či, ne zaman yapt─▒r─▒yorsun?” dediklerinde hep ayn─▒ cevab─▒ veriyor; Derya tutu┼čtu─ču zaman! Ona g├Âre Nemrut un devasa ate┼čini g├╝listana ├ževiren Allah deryay─▒ da tutu┼čturur, bu garibede bir kap─▒ a├žar ve duas─▒ kabul olur!

Gel zaman git zaman; bir kandil gecesi, ba─čl─▒ bulundu─ču tarikat─▒n ┼čeyhi, r├╝yas─▒na girer ve hemen Ba─čdatÔÇÖa gitmesini emreder. ÔÇťDerhal Ba─čdatÔÇÖa git gel.ÔÇŁ┬á Sebebini d├╝┼č├╝nmek, ak─▒l ve mant─▒kla ba─člant─▒s─▒n─▒ bulmaya ├žal─▒┼čmak, g├Ân├╝l erlerinin derdi de─čildir. O da ├Âyle yapar ve hemen o g├╝n Ba─čdat yoluna d├╝┼čer. Uzun bir yolculuk ve bin t├╝rl├╝ zahmetten sonra ┼čehre girer. Yorgun, bitkin bir hana girer. Orac─▒kta ki bir tahta par├žas─▒n─▒n ├╝zerine k─▒vr─▒l─▒r. G├Âzlerini kapatmak ├╝zereyken, ya┼čl─▒ hanc─▒ dikilir ba┼č─▒na:
ÔÇô ÔÇťHayrola yolcu, nereden gelip nereye gidersin?ÔÇŁ
ÔÇô┬á ÔÇť├ésit├óneÔÇÖden, Dersa├ódetÔÇÖten geliyorum.ÔÇŁ
ÔÇô ÔÇťHay─▒rd─▒r ─░n┼čallah, geli┼č sebebin nedir?ÔÇŁ
├ľnceleri s├Âylemek istemez, ama hanc─▒ o kadar ─▒srar eder ki, r├╝yas─▒n─▒ anlatmak zorunda kal─▒r. R├╝ya ├╝zerine ─░stanbulÔÇÖdan kalk─▒p Ba─čdatÔÇÖa geldi─čini duyan ya┼čl─▒ hanc─▒ kahkahay─▒ basar.
┬áÔÇô ÔÇťHay ak─▒ls─▒z! Hi├ž r├╝yaya ├╝mit ba─član─▒p bunca zahmete girilir, bunca masraf yap─▒l─▒r m─▒?Ben dahi ge├ženlerde bir r├╝ya g├Ârd├╝m. R├╝yama giren nur y├╝zl├╝ bir ihtiyar, ÔÇś─░stanbulÔÇÖa git, Topkap─▒ÔÇÖdaki kul├╝besinde Arakiyeci ─░brahim A─ča diye biri var, evini bul, odunlu─čunda bir k├╝p Bizans alt─▒n─▒ g├Âm├╝l├╝d├╝r, al keyfince ya┼čaÔÇÖ dedi. Ama r├╝ya ile amel edilmez dedim, hi├ž ├╝st├╝nde durmad─▒m.ÔÇŁ

Hanc─▒y─▒ dinlerken, Arakiyeci ─░brahim A─čaÔÇÖn─▒n g├Âzleri parlam─▒┼č, t├╝m yorgunlu─ču ge├žmi┼č. ÔÇť─░┼čte ┼čimdi derya tutu┼čtu!ÔÇŁ diyerek tekrar gerisin geriye, gece g├╝nd├╝z demeden yola d├╝┼čm├╝┼č. ─░stanbul’ a gelir gelmez de┬á evinin odunlu─čunu kazm─▒┼č, alt─▒n dolu k├╝p├╝ topraktan ├ž─▒karm─▒┼č. Camiini in┼ča etmi┼č.

Takkeciibrahima─ča

─░┼čte bug├╝n yerle┼čim yerlerinden biraz uzakta, mezarl─▒klar─▒n aras─▒nda kalm─▒┼č bu cami, o bir k├╝p alt─▒n─▒n ve g├Ân├╝lden edilen duan─▒n kabul├╝n├╝n kar┼č─▒l─▒─č─▒ olarak dimdik ayakta. Kitabesinde de belirtildi─či gibi, camiyi yapt─▒ran ─░brahim A─čaÔÇÖd─▒r ve in┼ča tarihi 1592ÔÇÖdir. Cami, mektep ve sebilden meydana gelmi┼čtir. Zamanla mektep y─▒k─▒lm─▒┼čt─▒r. D─▒┼čar─▒dan ├žok g├Âsteri┼čli bir hali olmasa da, ah┼čap i┼čleri, hatlar─▒, ├žinileri ve kalem i┼čleri ile kendisinden beklenmeyecek bir g├╝zellik i├žeriye ad─▒m─▒n─▒z─▒ atar atmaz sizi ├žepe├ževre sar─▒yor. Son cemaat yerindeki alt pencerelerin kemer aynalar─▒nda mermerden celi s├╝l├╝sle Fatiha, ─░hlas, Felak ve Nas sureleri kabartma olarak yaz─▒lm─▒┼čt─▒r.

Takkeciibrahima─ča

Takkeci ─░brahim A─ča CamisiÔÇÖnin ├╝n├╝ i├žerisindeki ├žinilerden dolay─▒d─▒r. 16.Y├╝zy─▒l─▒n en g├╝zel ─░znik i┼či ├žini ├Ârnekleriyle pencerelerin kemer tepelerine kadar b├╝t├╝n duvarlar kaplanm─▒┼čt─▒r. Nar├ži├že─či k─▒rm─▒z─▒s─▒, parlak camg├Âbe─či, ye┼čil, lacivert renkler rum├« ve hatay├« desenler kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Baz─▒ panolar tamamen s├Âk├╝lerek al─▒nm─▒┼č ve yerlerine bask─▒ tekni─či ile yap─▒lm─▒┼č yenileri konmu┼čtur. Bunlardan baz─▒lar─▒n─▒n G├╝lbenkyan taraf─▒ndan LizbonÔÇÖdaki Salazar M├╝zesiÔÇÖne hediye edildi─či bilinmektedir. Caminin yan duvarlar─▒nda ki ├žinilerde, r├╝yaya ve yap─▒l─▒┼č─▒na sebep olan k├╝p dolusu alt─▒na at─▒fda bulunurcas─▒na┬á k├╝pler ├žizilmi┼čtir. Ah┼čap kubbe yald─▒zl─▒ ├žat─▒ ile dilimlenmi┼č, eteklerindeki mukarnaslar─▒ alt─▒n yald─▒zl─▒ iki s─▒ra badem ve yapraklarla tezyin edilmi┼čtir. Kubbe g├Âbe─činde yuvarlak i├žinde tekrarlanan bir ayet bulunmaktad─▒r.┬á Ve g├Ârd├╝─č├╝m en muhte┼čem ah┼čap kubbedir. Ac─▒ kahverengi ah┼čap kubbeye alt─▒n yald─▒zla i┼členen damlac─▒klar ve badem fig├╝rleri gece parlayan y─▒ld─▒zlar─▒ an─▒msat─▒r. Kalem i┼čleri de ayr─▒ca s├Âz edilmeye de─čer; g├╝n├╝m├╝ze kadar gelirken g├╝zelli─činden ve ├Âzelli─činden hi├ž bir kayba u─čramam─▒┼č, sanki d├╝n yap─▒lm─▒┼č gibi capcanl─▒d─▒r.

Takkeciibrahima─ča

─░nsanlar─▒n muhabbetinden ve ayak izlerinden uzak halde ama E-5 gibi bir ana yolun yap─▒lmas─▒yla yolun bir kenar─▒nda kalarak, arad─▒─č─▒ muhabbeti g├Âz de─čmesi ve nazarlardan sa─člayan bu cami iki kez esasl─▒ onar─▒m g├Ârm├╝┼čt├╝r. Bunlardan ilki 1830 y─▒l─▒nda, ikincisi ise 1985ÔÇÖte Vak─▒flar ─░daresi taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Topkap─▒ÔÇÖn─▒n ilk yerle┼čim alan─▒nda yer alan ancak yeni yollar─▒n a├ž─▒lmas─▒yla yerle┼čim alanlar─▒ndan uzakla┼čan Takkeci ─░brahim A─ča CamiiÔÇÖnin restorasyonu ─░stanbul B├╝y├╝k┼čehir Belediyesi taraf─▒ndan 2008 y─▒l─▒nda tamamlanm─▒┼čt─▒r. Bu yaln─▒z, g├Âzlerden uzak ┼čaheser cami her t├╝rl├╝ iltifat─▒ hakediyor ve ziyaret├žilerini bekliyor. Oraya kadar gitme l├╝tfunda bulunanlar i├žin ayr─▒ca hemen caminin biti┼či─činde bulunan Topkap─▒ K├╝lt├╝r Park─▒n─▒ ve Topkap─▒ T├╝rk K├╝lt├╝r├╝ park─▒n─▒ da gezmelerini tavsiye ederim.

NURG├ťL DURU

KARA AHMET PA┼×A CAM─░

─░DAM ED─░LEN PA┼×ANIN K├ťLL─░YES─░

├ťnl├╝ mimar─▒m─▒z, Mimar Sinan ─▒n pek ├žok eseri, hem yerli hemde yabanc─▒ bir├žok ki┼činin ilgisini ve be─čenisini toplar. Ya┼čad─▒─č─▒ y─▒llar i├žinde teknolojinin malum durumu ile bu devasa eserlerin nas─▒l meydana getirildi─či, orta ya┼člarda mimarl─▒k yapmaya ba┼člayan birinin bunca eseri ├Âmr├╝n├╝n kalan k─▒sm─▒na nas─▒l s─▒─čd─▒rd─▒─č─▒ en az meydana getirdi─či eserler kadar bizlerde hayret uyand─▒r─▒r.

Mimar Sinan ─▒n ─░stanbul da bir ├žok eseri mevcuttur ama pek bilinmeyen bir eserini sizlere anlatmaya ├žal─▒┼čaca─č─▒m. Gazi Ahmet Pa┼ča Cami yi yada halk aras─▒nda bilinen ismiyle Kara Ahmet Pa┼ča cami. 1554-1571 y─▒llar─▒ aras─▒nda yap─▒lan bu caminin ilgin├ž bir tamamlanma hikayesi var.

KARA AHMET PA┼×A CAM─░

KARA AHMET PA┼×A CAM─░

Sarayda damat olan ve veziriazaml─▒─ča kadar y├╝kselen, arnavut as─▒ll─▒ bir devlet adam─▒d─▒r. Saraydaki gizli iktidar ├žeki┼čmelerinin kurban─▒ oldu─ču anla┼č─▒lan Ahmed Pa┼ča, Kan├╗n├«ÔÇÖnin k─▒z karde┼či Fatma Sultan ile evli idi. Baz─▒ kaynaklarda R├╝stem Pa┼čaÔÇÖn─▒n karde┼či olarak g├Âsterilirse de bu bilgi do─čru de─čildir. Daha sonra vez├«ri├ózaml─▒─ča getirilen Lala Mustafa Pa┼ča onun mus├óhibi idi. Sa─čl─▒─č─▒nda in┼čas─▒n─▒ ba┼člatt─▒─č─▒ Topkap─▒ mevkiindeki cami, medrese, mektep gibi binalardan m├╝te┼čekkil k├╝lliyesi idam─▒ndan sonra tamamlanm─▒┼čt─▒r. ─░dam─▒ndan yedi y─▒l sonra beraatine karar verilmi┼č ve e┼či Fatma sultan taraf─▒ndan in┼čaat tekrar ba┼člat─▒lm─▒┼č. Bu hayrat─▒ i├žin bir de vakfiye tanzim etmi┼č (2 Ramazan 962 / 21 Temmuz 1555), vakf─▒n─▒n idaresini keth├╝d├ós─▒ F├«ruzÔÇÖa b─▒rakm─▒┼čt─▒r. Vakfiyesinde aile efrad─▒ndan herhangi bir kimsenin ad─▒ ge├žmez. T├╝rbesi caminin sa─č yan─▒nda biraz uza─č─▒nda bulunmakta olup han─▒m─▒ Fatma SultanÔÇÖ─▒n mezar─▒ t├╝rbenin d─▒┼č─▒nda solda muvakkith├ónenin yan taraf─▒ndad─▒r. Her iki mezarda da mezar ta┼č─▒ kit├óbesi bulunmamaktad─▒r.


Topkap─▒ÔÇÖn─▒n i├ž taraf─▒nda medrese, s─▒byan mektebi, ├že┼čme ve t├╝rbeden ibaret bir k├╝lliyenin merkezi olan Ahmed Pa┼ča Camii Mimar Sinan taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Bug├╝n Ahmed Pa┼ča K├╝lliyesi sadece cami, medrese, t├╝rbe ve s─▒byan mektebinden ibaret oldu─čuna g├Âre, vakfiyede bahsi ge├žen z├óviye ile a┼čhane-imaretin ya hi├ž yap─▒lamad─▒─č─▒na veya k├╝lliyenin ├ževresinde yap─▒lm─▒┼č iken zamanla y─▒k─▒l─▒p ortadan kalkt─▒─č─▒na ihtimal vermek gerekir. Cami 1696ÔÇÖda bir tamir g├Ârm├╝┼čt├╝r. 1894 zelzelesinde kubbesi zarar g├Ârm├╝┼č ise de derhal tamir edilmi┼čtir. C├╝mle kap─▒s─▒ ├╝st├╝ndeki Tevfik imzal─▒ cel├« hatla yaz─▒lm─▒┼č ayetin alt─▒ndaki 1314 (1896-97) tarihi bu tamire i┼čaret eder. on cemaat yerinde dolap ni┼čleri ile i├žeride ayetli pencere al─▒nl─▒klar─▒n─▒ da de─čerli ─░znik ├žinileri s├╝sler. Vaaz k├╝rs├╝s├╝ ile c├╝mle kap─▒s─▒ ve pencerelerin ah┼čap kanatlar─▒, XVI. y├╝zy─▒l ge├žmeli ah┼čap i┼č├žili─činin g├╝zel ├Ârnekleridir. Mahfillerin altlar─▒ndaki ah┼čap tavanlar, benzeri bug├╝ne kadar pek az say─▒da gelebilmi┼č renkli ve alt─▒n yald─▒zl─▒ nak─▒┼člarla bezenmi┼čtir.

KALEM─░┼×─░

KALEM─░┼×─░

Ahmed Pa┼čaÔÇÖn─▒n alt─▒ k├Â┼čeli bir plana g├Âre, yine Mimar Sinan taraf─▒ndan yap─▒lan kubbeli t├╝rbesi temiz bir ta┼č i┼č├žili─či ile meydana getirilmi┼č, g├╝zel, nispetli bir eserdir. Evvelce bir sa├žakla korunmu┼č olan kap─▒s─▒ ├╝st├╝nde kelime-i tevhid ve 966 (1558-59) tarihi vard─▒r ki bu, t├╝rbenin Ahmed Pa┼čaÔÇÖn─▒n ├Âl├╝m├╝nden ├╝├ž-d├Ârt y─▒l sonra mezar ├╝zerine yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir. ─░├žinde yaln─▒z Ahmed Pa┼čaÔÇÖn─▒n sandukas─▒ bulunmaktad─▒r. Daha ├Ânce etraf─▒n─▒ ├ževiren haz├«rede ki b├╝t├╝n ta┼člar s├Âk├╝l├╝p kald─▒r─▒lm─▒┼č, yaln─▒z bir iki ta┼č ile Ahmed Pa┼čaÔÇÖn─▒n zevcesi ve Yavuz Sultan SelimÔÇÖin k─▒z─▒ Fatma SultanÔÇÖ─▒n mezar─▒ kalm─▒┼čt─▒r.


Camiden i├žeri girdi─činiz de insan─▒ ilk kar┼č─▒layan, al├žak tavanl─▒ k├╝├ž├╝k bir koridor ve koridoru ge├žer ge├žmez derin bir ferahl─▒k duygusu. O al├žak tavandan sonra derin bir kubbe ve geni┼č bir alan─▒ insan beklemiyor ya da ben beklemedim en az─▒ndan. Kubbenin etraf─▒nda ki pencerelerle i├žerisi olduk├ža ayd─▒nl─▒k ve ├žinilere vuran aksi ile muhte┼čem bir g├╝n ─▒┼č─▒─č─▒ adeta size bir renk resitali sunuyor.

Mahfillerin alt─▒nda yine al─▒┼č─▒k olmad─▒─č─▒m ah┼čap tavanlara yap─▒lm─▒┼č kalem i┼či her ne kadar g├Âsteri┼čli g├╝nlerinden uzak olsa da, m├╝tevaz─▒ ve sade duru┼čuyla bile insan─▒ hayran b─▒rak─▒yor. Daha detayl─▒ bir gezmeyi hak eden bu g├╝zel cami ve ├ževresini tekrar g├Ârmek i├žin sab─▒rs─▒zlan─▒yorum.

NURG├ťL DURU

 

KUZGUNCUK

Kuzguncuk g├Âr├╝lmedi─či zaman ─░stanbul g├Âr├╝lm├╝┼č say─▒lmaz. Eski ─░stanbul nas─▒l bir yer diye merak ediyorsan─▒z, Kuzguncuk canl─▒ olarak g├Âr├╝lmezse sadece eski foto─čraflardan g├Âr├╝p, anlayabilirsiniz ─░stanbul’u. Ge├žmi┼čle g├Âr├╝nt├╝ anlam─▒nda ba─č─▒n─▒ koparmam─▒┼č, her t├╝rl├╝ mimari yenilenmeye ve bozulmaya direnebilmi┼č birka├ž yerden biridir.

─░stanbul un her iki yakas─▒ndan da rahat├ža ula┼čabilirsiniz Kuzguncuk a. En ├Ânemli ├Âzelli─či semtin yoku┼člu olmas─▒. Yoku┼č bir├žo─čumuz i├žin korkutucu ve yorucu olsa da, sonunda tepeye ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒z da g├Ârece─činiz manzara ve ├ž─▒kana kadar ki semtin size ya┼čatt─▒klar─▒ t├╝m yorgunluklar─▒n─▒z─▒ unutturacak cinsten. yoku┼člardan ├ž─▒karken sizi rengarenk k├╝├ž├╝k evler kar┼č─▒l─▒yor. Her birinin ayr─▒ bir hikayesi var, biraz dinlemeye meyilli olursan─▒z bu hikayeleri ilham yoluyla duyup, anlayabiliyorsunuz. Yoku┼čun sonunda geldi─činiz y├Âne do─čru d├Ând├╝─č├╝n├╝z de kar┼č─▒n─▒zda mavi ─░stanbul ”aferin! bu yorgunlu─čun sonunda beni g├Ârmeye hak kazand─▒n” diyor ├ódeta. Renkli evler ve o mavilik sizi kucaklay─▒p, sar─▒p sarmal─▒yor.

Sokaklarda gezerken, arada nostaljik mek├ónlara rast gelebiliyorsunuz. Bu k├óh bir plak├ž─▒ olabiliyor, k├óh bir sahaf, k├óh vintage ├╝r├╝nler satan bir d├╝kkan. Buras─▒ ayn─▒ zaman da birka├ž farkl─▒ dinin kutsal mekanlar─▒n─▒ da bir arada bar─▒nd─▒r─▒yor.

Bana g├Âre Kuzguncuk un en g├╝zel yeri, Kuzguncuk bostanl─▒─č─▒. Herkes sevebilece─či farkl─▒ noktalar─▒ ke┼čfedebilir bu semtte, benim ki de bostanl─▒k alan. Bostan─▒n yan─▒ndan ge├žerken duydu─čum o domates kokusu unutulur cinsten de─čildi. Koca ┼čehrin ortas─▒nda bir vaha gibi kar┼č─▒l─▒yor bu bostan. Envayi ├že┼čit sebze ve meyve bu bostan─▒n nimetleri. Bir anda deniz, eski sokaklar ve k├Ây esintisi i├žinde neyi ya┼čad─▒─č─▒n─▒z─▒ sorgulamaya ba┼čl─▒yorsunuz. E─čer yolunuzu ├žar┼čamba g├╝n├╝ buraya d├╝┼č├╝rmeyi ba┼čar─▒rsan─▒z, burada kurulan pazardan nasiplenebilirsiniz.

 

 

Semtin zevk sahibi sakinleri, evlerinin balkonlar─▒n─▒ birer k├╝├ž├╝k cennet bah├žesine ├ževirmeyi ba┼čarm─▒┼člar. O k├╝├ž├╝c├╝k alanlara onca g├╝zellikleri nas─▒l s─▒─čd─▒rd─▒klar─▒n─▒ d├╝┼č├╝nmek bile insana ayr─▒ bir mutluluk veriyor.

─░stanbul da ya┼čayan ve d├╝nyan─▒n en g├╝zel ┼čehrini ziyaret maksad─▒yla gelenler i├žin Kuzguncuk un anlataca─č─▒ ├žok ┼čeyler var. Sadece oraya ula┼čmak ve g├Ân├╝l g├Âz├╝n├╝z├╝ a├ž─▒k tutmak, sesleri i┼čitmekten ├Âteye duymaya ├žal─▒┼čmak yeterli olacakt─▒r.

┼×EYMA TOSUN.

BULUTLAR VE HEK─░MO─×LU

 

─░kindi ezan─▒ okundu─čunda yak─▒n─▒mda konumlanm─▒┼č camiler yerine dik bir yoku┼ču ├ž─▒kmay─▒ g├Âze alarak Hekimo─člu Ali Pa┼ča camin de namaz k─▒lmay─▒ istedim. Ben nefes nefese yoku┼ču t─▒rman─▒p camiye ula┼čana kadar cemaat da─č─▒lm─▒┼č ve ya─čmur ├žiselemeye ba┼člam─▒┼čt─▒. Girdim ve namaz─▒m─▒ k─▒ld─▒m. ├ľzledi─čim ve i├žinde olmaktan olduk├ža mutluluk duydu─čum mek├óndayd─▒m. Bir namaz k─▒l─▒m─▒ u─črad─▒─č─▒m bu camiden,┬á gelip ge├žen bir yabanc─▒ gibi bir solukta ayr─▒lmak olduk├ža g├╝├žt├╝ benim i├žin.

Tespihimi al─▒p namaz k─▒ld─▒─č─▒m alandan uzakla┼č─▒p kenara ili┼čtim. S─▒rt─▒m─▒ so─čuk ta┼č duvara yaslay─▒p, ya─čmur damlalar─▒ ile k─▒r─▒lan g├Âr├╝nt├╝s├╝ne ra─čmen cami avlusunu seyrediyorum, tane tane ├žekerken tespihimi. So─čuk ve ya─čmurlu bir hava oldu─ču i├žin, normalde uzun y├╝r├╝mekten ho┼članmayan bir├žok insan─▒n kestirme olarak kullan─▒p doldurdu─ču avlu bug├╝n olduk├ža tenha. Tek t├╝k ba┼č─▒ ├Âne e─čik, eli ┼čemsiyeli insanlar ko┼čar ad─▒mlarla ge├žiyorlar pencerenin ├Ân├╝nden. Bense adeta saniyelerle yar─▒┼čan, her yere ko┼čarak ula┼čmaya ├žal─▒┼čan bir ┼čehir insan─▒ de─čil de, Nuri BilgeÔÇÖ nin zaman─▒n i├žinde ak─▒p yitmeyi reddeden, d├╝┼č├╝nmeyi f├╝tursuzca ya┼čamaya tercih ederek zaman─▒n kendi i├žinden ge├žmesine izin veren karakterlerinden biri olmak istiyorum. ├ľylece damlalar─▒ seyretmek, camda bu─čulanm─▒┼č zemine bir ┼čiir kondurmak. Bir namaz k─▒l─▒m─▒ i├žin u─čram─▒┼čta, Hekimo─čluÔÇÖ nun evinde misafirli─če yat─▒ya kalm─▒┼č─▒m gibi bir k├Â┼čede sakince oturmak.

A─č─▒rdan tespih taneleri d├╝┼č├╝yor avucumdan tane tane, damlalar ┬áso─čuk camdan s├╝z├╝l├╝yor hare hare, ve i├ž s─▒k─▒nt─▒lar─▒m eriyor hane hane. Bir tane senfonisi y├╝kseliyor mavi kubbeye do─čru, boncuklar, damlalar ve dualar ile. Y─▒llar ├Âncesinden bir g├╝n├╝ ya┼č─▒yor gibiyim, sanki cam─▒n ├Ân├╝nden ak─▒p giden eski bir zaman ve ben i├žerden bir film seyreder gibi ┼čimdiki zaman─▒ ya┼č─▒yorum. Bak k├Â┼čeden d├Ând├╝ bile on alt─▒ ya┼č halim. O zamanda ya─čmurdan ka├žm─▒yormu┼čum me─čer. Ne tuhaf, ┬ágen├žken daha aceleci oldu─čumu d├╝┼č├╝n├╝rd├╝m h├ólbuki. Herkes ya─čmurdan ko┼čarak ka├žarken ├Ân├╝ne bakarak, bense o g├╝nde, bug├╝nde d├╝┼čen damlalar─▒n g├Âz├╝m├╝ rahats─▒z etme ihtimalini hi├že sayarak g├Âky├╝z├╝ne bakarak. Oldum olas─▒ yap─▒lmayan─▒ yapmak, sevilmeyeni sevmek, itilmi┼či kucaklamak gibi bir huy edinmi┼čli─čim vard─▒r. Herkes g├╝ne┼čli havada g├Âky├╝z├╝n├╝ seyretmeyi sever, bense ya─čmurlu ve kapal─▒ havada. Ger├ži bunda ileri derecede astigmat oldu─čumdan dolay─▒ ayd─▒nl─▒─ča bakamam da etkilidir, ama g├╝ne┼čli, ┬áp─▒r─▒l p─▒r─▒l bulutsuz bir g├Âky├╝z├╝ olduk├ža rutin ve s─▒k─▒c─▒ gelir. H├ólbuki bulutlar─▒n a├ž─▒kl─▒ koyulu ├Âbek ├Âbek birbirlerinin ├╝st├╝ne binerek adeta yar─▒┼čmas─▒n─▒ seyretmek, hangi bulutun ya─čmuru indirece─čini tahmin etmek, bulutlar─▒n ┼čekillerinden gelece─če dair kehanetler uydurmak olduk├ža e─člencelidir. Hava iyice karar─▒p bulutland─▒─č─▒ vakit, ya─čmurun birden bast─▒raca─č─▒n─▒ anlamak ve bir an ├Ânce varmak istedi─či yere ula┼čmak, ya da s─▒─č─▒naca─č─▒ bir sa├žak alt─▒ aramak ─░stanbul insan─▒n─▒n s├╝nnetidir. Ben k├╝├ž├╝kken ya─čmurun gelece─čini fark etti─čimde bah├želik alandaysam yere yat─▒p, evdeysem balkona uzan─▒p, s─▒n─▒ftaysam dersi b─▒rak─▒p camdan bulutlar─▒ seyrederdim. Masallar uydurmak, tahminler yapmak k─▒saca hayal d├╝nyas─▒n─▒ zenginle┼čtirmek i├žin en basit, masrafs─▒z ve malzemesiz tek etkinlik g├Âky├╝z├╝n├╝ seyretmektir. ├ľ─čretmenlik yapt─▒─č─▒m y─▒llarda bunu s─▒k s─▒k ├Â─črencilerimle tekrar etmi┼č ve benim ald─▒─č─▒m zevki onlar─▒nda ald─▒─č─▒n─▒ fark etmi┼čtim. Bak ┼čimdi. Sadece ├žocuklu─čum, ilk gen├žli─čim de─čil yak─▒n ge├žmi┼čimde g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝ne geldi. Bulutlar. Nelere kadirsiniz siz. K├╝├ž├╝kken gelecek hayaliydiniz, ┼čimdi ge├žmi┼čime yol oldunuz.

Cam─▒n ├Ân├╝nde otururken avluya d├╝┼čen ya─čmur damlalar─▒ adeta avluyu ge├žmi┼če a├ž─▒lan bir t├╝nele ├ževirdi. Ya─čmur ya─čmasa da bu t├╝nel a├ž─▒l─▒r m─▒yd─▒ acaba? Ya da ben bunca aradan sonra buraya gelmeyi ya─čmurla bir g├╝ne nas─▒l denk getirdim? Hangi tevafuk a├ž─▒k bir havada ba┼člayan yolculu─čumu Ali pa┼čaya ge├žmeye karar verdikten sonra ya─čmura d├Ând├╝rd├╝? Bilmiyorum, bilemiyorum. Ama b├Âyle olmas─▒ndan son derece mutluyum. Tek s─▒k─▒nt─▒m ba┼čka yerde e┼či benzeri olmayan nadide k├╝t├╝phanenin ┼ču an kapal─▒ olmas─▒. H├ólbuki onu da ziyaret etmek i├žin ├žok hevesliydim. Adet oldu─ču ├╝zere haftan─▒n birka├ž g├╝n├╝ k├╝t├╝phanede verilen klasik sanatlardan birine de denk gelmeyi ba┼čarabilece─čimi d├╝┼č├╝n├╝yordum. Ba┼čka hi├žbir k├╝t├╝phane, buradaki gibi bir caminin tonozlu c├╝mle kap─▒s─▒n─▒n ├╝st├╝nde konu┼član─▒p, kitab─▒n ba┼č ├╝st├╝nde tutulmas─▒n─▒ ┼čeklen g├Âstermemi┼čtir. ┬áBug├╝n uygulamal─▒ T├╝rk sanat eserleri k├╝t├╝phanesine d├Ân├╝┼čen yap─▒ i├žerisinde ayr─▒ca el yazmas─▒ eserleri korumak ad─▒na tavana as─▒l─▒ halde duran mahfazal─▒ b├Âl├╝m vard─▒r. Korunakl─▒ b├Âl├╝m de─čerli kitaplar─▒ her t├╝rl├╝ ha┼čereden korumak ad─▒na bu as─▒l─▒ odada muhafaza alt─▒na alm─▒┼čt─▒r. Bu ba┼čka yerde rastlanmayan kitaba de─čer verme bu de─čeri koruma bile benim ilgimi buraya y├Âneltmeme yeterde artard─▒ bile.

 

Son y─▒llarda gerek eski eserleri daha bir sahiplenip koruma ad─▒na, gerekse bunlar─▒n turistik bir de─čer olarak kabul edilmesi sebebiyle bir├žok selatin camilerin bah├želeri de─či┼čik peyzajlar─▒yla g├Âz doldurmakta ve bu hususa ├Ânem verilmekte. Hekimo─člu Ali Pa┼ča camii ise y─▒llar ├Âncesinde bu konuda benzerlerine g├Âre fazlaca ┼čansa sahip olmas─▒yla ayr─▒ bir dikkat ├žekmekteydi. ─░lkokul y─▒llar─▒nda yaz─▒n s─▒ca─č─▒nda biraz serinlemek i├žin cennet misali bu avluya s─▒─č─▒nmak, ya da avludaki ├žift ge├ži┼čle yolu k─▒saltmak i├žin ortas─▒ndan ge├žmek iste─či yolumuzu illaki bu yap─▒ya y├Âneltirdi. O y─▒llarda bile bah├žesi farkl─▒ renklerdeki g├╝llerle, han─▒melleriyle, s├╝mb├╝lleriyle, mor salk─▒mlar, Medine ├ži├žekleriyle bir koku festivaline d├Âner, avludan ge├žerken hafif bir ba┼č d├Ânmesiyle sars─▒l─▒r ve bir banka ili┼čirdik. Devasa ├žam a─ča├žlar─▒, ladin ve akasyalar, mavi serviler, ya┼čl─▒ ├ž─▒narlar g├Âky├╝z├╝yle irtibat─▒ keser ve s─▒cak yaz g├╝nlerinde cehennem k─▒zg─▒nl─▒─č─▒nda ki g├╝ne┼či bu cennetten par├ža serin avluya R─▒dvan misali sokmazlar, buran─▒n ruhani ferahl─▒k veren atmosferini korurlard─▒.

┼×imdi gidiyorum. Nas─▒l ki buray─▒ ilk g├Ârd├╝─č├╝mdeki benle, g├Ârd├╝kten sonraki ben aras─▒nda fark olmu┼čsa, bug├╝n buraya u─črayan benle, y├╝re─činin bir k├Â┼česini ┼čuradaki han─▒meli gibi avlunun bir k├Â┼česine asm─▒┼č ben aras─▒nda da bir fark olmu┼čtu.

NURG├ťL DURU