─░STANBUL’ UN BE┼× H├éL─░

SABAH VAKT─░:

┬áG├╝ne Ey├╝p Sultan da ba┼člamak laz─▒m. ─░stanbulÔÇÖun neresinde olursan ol Ey├╝p Sultan ba┼člang─▒├ž noktan, arz-─▒ halifen olmal─▒. Sabah ezan─▒yla birlikte, sultanla bir safta durup, ├ólemlerin sultan─▒n─▒ kalbinde hissederek rahmana secde etmek, servilerin tekbirini duyabilmek, ├ž─▒narlar─▒n Esma-├╝l H├╝snalar─▒n─▒ ve onlarla yeknesak olup topra─ča d├╝┼čmek, kalkmamak gerek. G├Âzya┼č─▒yla birlikte iman tahtas─▒ndan s├╝z├╝l├╝p, yere d├╝┼č├╝p ├žatlamak gerek. Camiden ├ž─▒k─▒yorum, borcunu ├Âdemenin verdi─či hafiflikle duyular─▒m daha bir a├ž─▒k uyaranlara. O y├╝zden etraf─▒mdaki her ┼čeye daha dikkatli bak─▒yor, daha keskin i┼čitiyorum ve derin soluk al─▒yorum etraf─▒mdaki t├╝m ho┼č kokulardan mahrum kalmamak ad─▒na. Cami e┼či─činde ki mermer basamak g├Âz├╝me tak─▒l─▒yor. A┼č─▒nm─▒┼č mermerlere kimlerin ayaklar─▒n─▒n de─čdi─čini Allah bilir, mermer ┼čahitlik eder. Ben ise sadece o ayaklar─▒n sahiplerini hayal ederim, kap─▒ e┼či─čindeki a┼č─▒nm─▒┼čl─▒─ča, ya┼čanm─▒┼čl─▒─ča bakarak. Avlu nereye a├ž─▒l─▒r, ya da neyi h─▒fzeder ├ževrelemesiyle kafam kar─▒┼č─▒r. ─░├žerde miyim yoksa d─▒┼čar─▒da m─▒? R├╝zg├ór y├╝z├╝m├╝ ok┼čar kendime getirir hafiften, ├ž─▒nar─▒n yavrular─▒ dallar, ├╝zerindeki yapraklarla seslenir u─čurlar beni, uyand─▒r─▒r beni bu h├╝lyadan. Camiinin k├Â┼česinden d├Ânerim a─č─▒r ad─▒mlarla, d├╝┼č├╝nceli miyim, h├╝z├╝nl├╝ m├╝y├╝m, yoksa?? Mezarlar, hayat─▒ sorgulamama sebep olur daha ├žok. Az olan h├╝z├╝nd├╝r. Bir├žok mezar o kadar eskidir ki, art─▒k ├╝z├╝lmenin yersizli─či h├╝zn├╝m├╝ dengeler. Nas─▒l biri olduklar─▒, nereden geldikleri, ne ya┼čad─▒klar─▒ belli de─čildir, ama hepsinin nereye gittikleri belli.

┬áMerdivenleri t─▒rman─▒yorum, a─č─▒r a─č─▒r. Dilimde yine o ┼čiir. Lise y─▒llar─▒m akl─▒ma geliyor, ne┼čelenmem laz─▒m, sa─čl─▒ sollu mezar ta┼člar─▒ ne┼čemi b├Âl├╝yor. Her merdiven ├ž─▒k─▒┼č─▒mda beynimde g├╝zel bir m├╝zikle fonlanm─▒┼č Ahmet Ha┼čim ┼čiiri.

A─č─▒r, a─č─▒r ├ž─▒kacaks─▒n bu merdivenlerden,

Eteklerinde g├╝ne┼č rengi bir y─▒─č─▒n yaprak,

Ve bir zaman bakacaks─▒n sem├óya a─člayarak…

Sular sarard─▒… y├╝z├╝n perde perde solmakta,

K─▒z─▒l hav├ólar─▒ seyret ki ak┼čam olmakta…

E─čilmi┼č arza, kanar, muttas─▒l kanar g├╝ller;

Durur alev gibi dallarda kanl─▒ b├╝lb├╝ller,

Sular m─▒ yand─▒? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,

K─▒z─▒l hav├ólar─▒ seyret ki ak┼čam olmakta…

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á ┼×iir ak┼čam─▒ i┼čaretliyor, bense sabah─▒ ya┼č─▒yorum.

Pier LotiÔÇÖ deyim. Soluk solu─ča kalm─▒┼č─▒m. ├ľlm├╝┼člerin a─č─▒rl─▒─č─▒ m─▒ ├ž├Âkt├╝ ├╝st├╝me ne? Birden ├Ân├╝m aralan─▒yor, tepede ├Âylece g├╝ne kar┼č─▒ duruyorum. Manzara beni tekrar hayata ba─čl─▒yor. Ne tuhaf! Az ├Ânce ba┼čka bir ├ólemde kendimle hesapla┼č─▒yordum, ┼čimdi ise hayata ak─▒p kar─▒┼čmak istiyorum. Ya┼čay─▒p, hayata kar─▒┼čmak i├žin yemek gerek. Bende ├Âyle yap─▒yorum. Simit, peynir, zeytin ve ├žay en kadim dostlar─▒m. Yerken, ─░stanbulÔÇÖu seyrediyorum, g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝mdeki g├Âz├╝m ─░stanbul u. S├╝leymaniye en tepeden h├ókim manzaraya, Topkap─▒ saray─▒ k├Â┼čeden kadraja girme ├žabas─▒nda, ad─▒n─▒ bildi─čim bilmedi─čim nice binalar ve evler kar┼č─▒mda. ─░stanbul semalar─▒na barda─č─▒n dem renginden bakmak gerek diyorum i├žimden, her yudumda ┼č├╝kretmek, sonra bu az oldu deyip bir f─▒rt daha ├žekmek. ├çaya at─▒lan ┼čekerin erimesi kadar dertleri g├Ân├╝lde eritmek gerek. Ve ├Âyle yap─▒p, ince belli barda─č─▒n i├žindeki kalan ├žay─▒n renginden bak─▒yorum. G├Âz├╝me dayad─▒─č─▒m bardak kirpiklerimi ─▒s─▒t─▒yor, manzara i├žimi.

 

├ľ─×LE VAKT─░:

├ľ─čle vakti ├Âm├╝rler durgun akar, sen bundan haberdar m─▒s─▒n? Fark etmezsin ama hem ├žocukluk bir su gibi akar avu├žlar─▒ndan, hem de ya┼čl─▒l─▒k. G├╝n├╝n ├Â─čle saati gibi ├Âmr├╝nde ├Â─čle vakti durgundur. Ne yapaca─č─▒n─▒ bilemezsin ama yerinde de duramazs─▒n, kalk─▒p gitmek istersin ne adresin bellidir, ne menzilin. Orta yerde durur ├Âylece hayat─▒ndan ge├ženleri seyredersin. Hayat─▒n ge├ži┼čini seyreder. Elini uzat─▒p tutmak istersin, elin eri┼čmez. Ge├žmi┼čin mi seni tutar, gelecek korkusu mu ├ž├Âzemezsin. ├ľylece durursun ├Âmr├╝n ├Â─čle vaktinde, kendini tan─▒mak i├žin nadasa ya b─▒rak─▒rs─▒n d├╝┼č├╝ncelerini, duygular─▒n─▒. E─čer ├Âmr├╝n├╝n bu vaktini an─▒msamak istersen, ├Â─čle vakti iniver Emin├Ân├╝ ne. Yeni cami gibi sende seyreyle ├ólemi. Ko┼čanlar─▒, ba─č─▒ranlar─▒, para h─▒rs─▒n─▒, al─▒n terini, ihaneti, sadakati, cesareti, esareti g├Âr. Ne tarafa nas─▒l ko┼čaca─č─▒n─▒ hesapla. Herkesle birlikte akmak i├žin haz─▒rlan Emin├Ân├╝ nehrinde. Pa├žalar─▒n─▒ s─▒va, kollar─▒n─▒ s─▒va, hayallerini s─▒rala; kalbinde ki h─▒rslar─▒, beynindeki tilkileri kovala. Tam karar verip atlayacakken, gelen ezan sesiyle sars─▒l, m─▒hlan, oldu─čun yerde ├žak─▒l. Bir ├Ân├╝nde akan nehre bak, birde akan ├Âmr├╝ne. Ne tarafta olaca─č─▒na karar veremeden s─▒vanan kollar─▒n─▒ uzat─▒ver ┼čad─▒rvana. B─▒rak sen de─čil y├╝re─čin aks─▒n, izin ver, yol ver, koyuver.┬á

─░K─░ND─░ VAKT─░:

Yedi tepenin hangisinden bakmak istersen ona git, g├╝n ard─▒na d├╝┼čerken. Seyreyle tema┼čay─▒, sonra g├Âzlerini kapat─▒p dinle ├ólemi. Seyretti─čin mi, dinledi─čin ─░stanbul mu akl─▒nda kalan? Hangi ─░stanbul duyular─▒ndan duygular─▒na akan? ├é┼č─▒k m─▒ kalacaks─▒n onunla Ma┼čuk mu? ─░├žinde ka├ž ucu yan─▒k mektup biriktirdin adresine ula┼čmayan, hasret kokan ka├ž sat─▒r var dilinden d├╝┼čmeyen say. Say s├Âylemek isteyip de s├Âyleyemediklerini, derinlerine g├Ândermek isteyip de ka├ž bak─▒┼č yerlerde s├╝r├╝nd├╝rd├╝n, hepsini topla. Sonra ya┼čad─▒─č─▒n y─▒llar─▒ ├ž─▒kar. Elinde kalan ya┼čanm─▒┼č kabullenilmi┼č tutsakl─▒─č─▒n m─▒, yoksa ya┼čamad─▒─č─▒n ├Â─črenilmi┼č ├žaresizli─čin mi? Bir yandan d├╝┼č├╝n, bir yandan bo─čaz─▒n p─▒r─▒ldayan sular─▒na sal y├╝re─čini. Sonra kendi bo─čaz─▒na d├╝─č├╝mlenen h─▒├žk─▒r─▒klar─▒ sal ummana do─čru. Birazdan gelip kula─č─▒na f─▒s─▒ldayacak M├╝nir Nureddin. Rast akacak ├Ânce ummana d├╝┼č├╝nceler, yan─▒k bir keman taksimiyle ├╝stat girecek ard─▒ndan:

Beni k├Âr kuyularda merdivensiz b─▒rakt─▒n
Denizler ortas─▒nda bak yelkensiz b─▒rakt─▒n
├ľylesine y─▒kt─▒n ki b├╝t├╝n inan├žlar─▒m─▒
Beni sensiz b─▒rakt─▒n, beni bensiz b─▒rakt─▒n.

AK┼×AM VAKT─░

┬áAk┼čamlar esrarl─▒, ak┼čamlar platonik, yorgun ve beklentisiz. Her vakitten daha g├╝zel ─░stanbulÔÇÖ da gurup vakti. Kavac─▒kÔÇÖ tan g├╝n├╝ a┼č─▒racaks─▒n Sar─▒yer ard─▒na, biraz sisli, biraz erguvani, biraz istanbuli ├žok├ža melankoli. G├╝n├╝ a┼č─▒racaks─▒n yar─▒na, vakit bug├╝nden sonra yar─▒ndan biraz evvel. ─░lk gen├žlikten az sonra, vuslattan biraz evvel. Bo─čazdan e┼čsiz bir g├╝zele bakar gibi bakacaks─▒n ├Âmr├╝n kalan─▒na. Z├╝leyhaÔÇÖ n─▒n bak─▒┼č─▒ndaki hayranl─▒k gibi, YakubÔÇÖun umutlu bekleyi┼či gibi, G├Ârd├╝─č├╝n son g├╝zel, i┼čitti─čin son gazel bu. Bug├╝n son g├╝nm├╝┼č gibi tat almana bak, yar─▒n hi├ž yokmu┼č gibi, belki de son ak┼čam bu. Dald─▒─č─▒n h├╝lasa umman gibi, ├Âyle sessiz ve kulak kesileceksin ki hayata, her t├╝rl├╝ sesten ayr─▒┼čt─▒r─▒p ─░stanbul u dinleyeceksin. Bir tek ak┼čam├╝st├╝; y─▒llar ├Âncesinden bir ak┼čam├╝st├╝, sevmeden ve sevilmeden ├Ânce bir ak┼čam├╝st├╝, k─▒rmadan ve k─▒r─▒lmadan ├Ânce ki bir ak┼čam├╝st├╝ bu, ├Âyle say, say ki s─▒z─▒n hafiflesin. Sadece ─░stanbul ve sen varm─▒┼č gibi. Haf─▒z Burhan ve ezan ses verirken nidas─▒yla Be┼čikta┼č’ tan, sen ve ─░stanbul dinleyecek Mihribah’tan.

YATSI VAKT─░:

Bir u┼č┼čak ezanla gelir g├╝n├╝n sonu, anlamazs─▒n nas─▒l ge├žmi┼čtir bir g├╝n, ayn─▒ ├Âmr├╝n├╝n ge├žti─či gibi habersiz f├╝tursuz. ─░skeleye yana┼č─▒rken ┼čehir hatlar─▒ vapuru, kalkmakla kalkmamak aras─▒ oturursun bir koltuk ucunda. Ne doymu┼čsundur ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ manzaraya, ne de kalk─▒p gitmek istersin evim dedi─čin mek├óna. Sevdi─čin sevdiklerin bekler. Ayaklar isteksiz, g├Ân├╝l k─▒rg─▒n, g├Ân├╝l yorgun; bir ninni s├Âyleyen olsa be┼čik misali vapurda uyumamak elde de─čil ─░stanbul ak┼čam─▒nda. Hayatta ├Âyle de─čil mi? Zorluklar ve ├╝z├╝nt├╝ler belirince, ├žaresiz kal─▒nca z─▒rh─▒ paslanm─▒┼č kahraman misali ka├ž─▒p g├Â├žmek istemez misin hayattan? Tam o y─▒lg─▒nl─▒k an─▒nda ÔÇśÔÇÖgel gidelim vakit tamamÔÇÖÔÇÖ dese ├Âl├╝m mele─či, ÔÇśÔÇÖbiraz dahaÔÇÖÔÇÖ demez misin? G├╝n yats─▒ oldu, yar─▒na bakiye zaman ┼čimdi. Bir kabir olsa ┼čehir hatlar─▒ vapuru, sallansa be┼čik misali ve hilal d├╝nyay─▒ seyreylerken senin onu seyredi┼činden habersiz ve umursamazken, ruhunu huzurla teslim etmez misin?

ZEYNEB TONBU┼×

DA─× ORMANINDA KURUYUP KALAN TEK A─×A├ç

 

Ba┼č─▒ her daim dumanl─▒ bir da─č─▒n ulu sedirlerle kapl─▒ kayal─▒k yamac─▒nda, etraf─▒ndaki kurumlu ulular─▒ seyreden ve seyrederken de i├žlenen, i├žlendik├že kendini kurumlamadan kurutan, ├žatlak kayaya yaslanm─▒┼č kavruk bir a─čac─▒m. G├Âsteri┼čli ulular─▒n i├žindeyim amma velakin, bakan─▒n direk g├Âz├╝ne ├žarpan, ├žarp─▒nca da ”bismillah” ├žektiren, ├žoklu─čun i├žinde biganeyim.

├ľyle farkl─▒y─▒m ki oraya ait olmamam gerekti─čini kabul etmemek n├ó m├╝mk├╝n. Varl─▒─č─▒m─▒ sorgulamak bakan her g├Âz├╝n tasdiki. ─░nkar edilemez kurumlular i├žindeki yal─▒nl─▒─č─▒m. Bu y├╝zden bir kuvvetli bile─če, bir keskin baltaya bakar ├Âmr├╝m. Ger├ži dayand─▒─č─▒m ├žatlak kaya olmasa bu kadar yaz, bu kadar k─▒┼č g├Âr├╝r m├╝yd├╝ g├Âz├╝m? Bir yan─▒m yasland─▒─č─▒ i├žin ├žatlak kayaya ancak tek y├Ânden vurabilir balta, ne kadar h─▒zl─▒ da vursalar y─▒k─▒lmam kayadan yana ve kayadan yana da vuramazlar bana. ├ľylece vurulan her darbeyle ├╝stlerine y─▒k─▒l─▒r─▒m korkusuyla g├Âz zevklerine inat dururum ulular ortas─▒nda.

G├Âky├╝z├╝ne g├Âz├╝m├╝ a├žt─▒─č─▒mda de─čildim b├Âyle kuru, b├Âyle yaln─▒z, b├Âyle yal─▒nayak s─▒rt─▒ ├ž─▒plak. Benimde dallar─▒m oldu bir ucu ma─črip bir ucu ma┼čr─▒k. Yapraklar─▒m─▒n s─▒k aral─▒klar─▒ bir ka┼ča─č─▒ di┼člileri gibiydi, bin bir ku┼ča yuva, b├Ârt├╝ b├Âce─če s─▒─č─▒nak olurdu d├Ârt mevsim. Ne zaman ki etraf─▒ma bakmay─▒ de─čil g├Ârmeyi tercih ettim o vakit i├žimi kemiren kurtlar peyda oldu, sard─▒lar g├╝nbeg├╝n. ┬á├ľnce ├Âzsuyumu i├žtiler, ┼č├Âlen kurdular damarlar─▒mda sonra s─▒k─▒l─▒nca ┼č├Âlen alan─▒ndan belki de g├╝n y├╝z├╝n├╝ merak ettiklerinden damarlar─▒mdan s├╝z├╝l├╝p tenimi doland─▒lar. Dallar─▒m kurumland─▒ ├Ânce ÔÇÖÔÇÖ niye bende t├╝m mahlukat, ya k─▒rarlarsa o g├╝zelim s─▒rma yapraklar─▒m─▒, kime sorup ev bark kurdular?ÔÇÖÔÇÖ deyip i├ž kemiren kurtlar─▒ buyur etti dallar─▒m. Kollar misali sar─▒p sarmalad─▒ yuvalar─▒ bozulsun davetsizlerin diye, kurum kurum kurumland─▒ g├╝n be g├╝n. Lakin b├╝nyeye ters duygular canl─▒l─▒─č─▒n─▒ yitirtti varl─▒─č─▒m─▒n. Yitip giderken de can─▒mdan can ala ala, ├ž─▒─č misali ├Ân├╝ne ge├žilemez h─▒zda ba┼člad─▒ kendi i├žimde s├╝rg├╝n├╝m. ├ľnce yapraklar d├╝┼čt├╝ bir bir gelmeden g├╝z├╝m, nereye dedim g├Âz├╝m, nereye benden habersiz? Duyuramad─▒m sesimi, duymak istemediler. R├╝zgara boyun e─čmek huylar─▒ oldu. Sonra ┼čairin de dedi─či gibi, gidenler memnun ki yerinden d├Ânen yok seferinden deyip dallarda kat─▒ld─▒ g├Â├ž kervan─▒na. Kald─▒m. Kala kald─▒m, geri kald─▒m geride durmadan. Bende olmayanlar─▒n derdine yanmadan ba┼čkas─▒nda olanlara bakt─▒m h─▒rsla. Yava┼č yava┼č s├Ând├╝m, i├žime d├Ând├╝m.

Bir zaman sonra kabullendim, zenginli─čimi ├ž─▒plakl─▒─č─▒mda g├Ârd├╝m. S─▒yr─▒ld─▒k├ža, s─▒y─▒rd─▒m benli─čimi. Kuruyan kurumlu ├žal─▒m─▒md─▒, ben as─▒l ┼čimdi hayat buldum. Etraf─▒mdakiler ac─▒yarak bakarlar bana mutlulu─čumun haddini bilmeden. Bense hudutlar─▒m─▒ ├žizdim kurumlanan g├╝ne┼č olsa de─čemez tenime. ├ľylece koca bir da─č─▒n sert yamac─▒nda b├╝y├╝k, g├Âsteri┼čli, ulu sedir orman─▒n─▒n tam ortas─▒nda g├Âsteri┼činden s─▒yr─▒lm─▒┼č, kendine d├Ânm├╝┼č bir yal─▒n sedirim, kavruk, ├žatlak, hantal bir kayaya yaslanm─▒┼č.

ZEYNEB TONBU┼×

KAND─░L VE S├ťTLA├ç

Dedemler,┬á anneannemin romatizma a─čr─▒lar─▒na ─░stanbul un rutubetli havas─▒n─▒n iyi gelmedi─čine kanaat getirip k├Âye d├Ânmelerine kadar,┬á her kandil onlar─▒n evinde teyzemlerle birlikte maaile kandille┼čmek rutin adetlerimizdendi. Teyzem okula giden ├žocuklar─▒ndan dolay─▒ ak┼čam ezan─▒na yak─▒n kandille┼čmek i├žin te┼črif eder, annem ise okul derdi olmad─▒─č─▒ i├žin ├Â─čle saatlerinde bizi toparlar ve anneanneme getirirdi. Dedem bizi kap─▒da kar┼č─▒lay─▒p, kuca─č─▒nda merdivenlerden ├ž─▒kar─▒r, karde┼čimle beni biraz sever, sonra tekrar d├╝kk├óna inerdi. Karn─▒m─▒z a├ž ise ├Â─čle yeme─či yer, tok ise ├Â─čle uykusuna yat─▒r─▒l─▒rd─▒k. Bir vakit sonra pi┼čmi┼č s├╝t kokusu ile uykudan uyan─▒r, kandil nedeniyle geli┼čimizi hat─▒rlayarak bu kokunun sebebini tahmin ederek, mutluluk i├žinde sedir de do─črulurdum. Dedemlerin evi alt kat─▒ k├ógir, ├╝st kat─▒ ah┼čap yap─▒lm─▒┼č iki katl─▒ eski bir ─░stanbul eviydi. ├ľnde bir oda, arkada daha k├╝├ž├╝k bir oda, mutfak ve tuvaletin i├ž i├že oldu─ču bir b├Âl├╝m ve hepsinin ortas─▒nda bir sofadan olu┼čan bu evde, yazlar─▒ serin sofada oynamak oray─▒ en k─▒ymetli yer yapard─▒ benim g├Âz├╝mde. Arkadaki k├╝├ž├╝k oday─▒ pek kullanmaz ve sevmezdim. Biraz lo┼čtu ve k├╝├ž├╝k penceresi koyu renk bir keten ├Ârt├╝yle hep kapal─▒ dururdu. ─░├žinde b├╝y├╝k├že bir sand─▒k ve sand─▒─č─▒n ├╝st├╝nde ├╝st ├╝ste istiflenmi┼č yorgan ve yast─▒klar vard─▒. Ayr─▒ca bir elbise dolab─▒, valizler, kalabal─▒k misafirler i├žin yedeklenmi┼č birka├ž sandalye, bizler i├žin ayarlanm─▒┼č oyuncak kutusu, sehpalar odan─▒n demirba┼člar─▒yd─▒. Birka├ž kez penceresinden d─▒┼čar─▒ya bakmaya cesaret etti─čimi hat─▒rl─▒yorum. Pencereye ├žok yak─▒n bir incir a─čac─▒ vard─▒. Hemen a─čac─▒n alt─▒nda ince bir borunun a─čz─▒nda bir musluk tak─▒l─▒yd─▒. Sonradan bu a─čac─▒n ve alt─▒ndaki musluk bulunan alan─▒n dedemlerin evine ait oldu─čunu ├Â─črendim. Alt katta kirac─▒ kald─▒─č─▒ i├žin ben bu bah├žeyi hi├ž g├Ârmemi┼čtim. A─čac─▒n arka k─▒sm─▒nda k├╝├ž├╝k bir koruluk oldu─čuna inand─▒racak kadar a─ča├ž toplulu─čunun oldu─ču bir alan vard─▒. Bir sokak boyunca dedemlerin evi gibi evlerin s─▒raland─▒─č─▒ ve arka bah├želerindeki a─ča├žlar─▒n bu meydan─▒ korulu─ča ├ževirdi─či belliydi.

Kandil g├╝nleri i┼čte bu oda t├╝m o sevimsizli─či ve as─▒k suratl─▒l─▒─č─▒ndan s─▒yr─▒l─▒r, bamba┼čka bir havaya b├╝r├╝n├╝rd├╝. S├╝t kokusuyla uyand─▒─č─▒m an, odan─▒n o h├ól zaman─▒n─▒n geldi─čini anlam─▒┼čt─▒m. Sedirden s─▒yr─▒larak kap─▒ya y├Âneldim, kap─▒n─▒n a─č─▒r pirin├ž kolunu a├žmak hi├žbir zaman kolay olmazd─▒, yine ├Âyle oldu. ─░ki elimle kap─▒ koluna as─▒larak kap─▒y─▒ a├žmay─▒ ba┼čard─▒m. Hemen yan taraftaki odan─▒n kap─▒s─▒ kapal─▒yd─▒. Kapal─▒ ise art─▒k o vakit gelmi┼č demekti. Hemen di─čer odan─▒n kap─▒ koluna as─▒l─▒p a├žt─▒m. Ve i┼čte o muhte┼čem manzara! Odan─▒n b├╝t├╝n zemini k├óse kapl─▒yd─▒. K├óselerde de duman─▒ hen├╝z ─▒l─▒k ─▒l─▒k t├╝ten s├╝tla├žlar. Anneannem her kandil onlarca s├╝tla├ž yapard─▒. ─░ki k─▒zlar─▒, damatlar─▒ ve torunlar─▒yla yenen ak┼čam yeme─či i├žin ve kom┼čulara ikraml─▒k olarak s├╝tla├ž da─č─▒t─▒l─▒rd─▒. Ayr─▒ca t├╝m sokak boyunca sadece kom┼čulara de─čil, dedemin esnaf arkada┼člar─▒na, arka sokakta yaln─▒z ya┼čayan teyzelere, ├Âks├╝z yetim kalm─▒┼č ├žocuklara, mahallenin delisine, bek├žisine bu s├╝tla├žlar ikindiden sonra tepsilerle da─č─▒t─▒l─▒rd─▒. Hal b├Âyle iken ka├ž k├óse s├╝tla├ž yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ tahmin etmek hi├žte zor de─čildi. Zor olan odan─▒n t├╝m zeminini s├╝tla├ž kapl─▒ olarak hayal etmek. Benim ki hayal de─čildi, ger├žek bir ┼č├Âlen g├Âr├╝nt├╝s├╝. Annem kap─▒n─▒n a├ž─▒lma sesini duymu┼č mutfaktan gelmi┼čti.

ÔÇśÔÇÖSak─▒n girme i├žeri!ÔÇÖÔÇÖ. Zaten ├Âyle bir niyetim yoktu. ÔÇśÔÇÖSo─čuyunca veririm sanaÔÇÖÔÇÖ dedi, s├╝tla├žlar─▒ g├Âstererek. Ben yemekten ├žok, onlar─▒ b├Âyle topluca g├Ârmeyi seviyordum. Yava┼č├ža kap─▒y─▒ kapatt─▒k annemle. O s─▒rada anneannem elinde a┼ča─č─▒da manav d├╝kk├ón─▒nda g├Ârmeye al─▒┼čt─▒─č─▒m mavi k├ó─č─▒tlar ve makasla mutfaktan ├ž─▒kt─▒. Bu k├ó─č─▒tlar─▒ meyve kasalar─▒n─▒ a├žt─▒k├ža dedem, meyveleri sar─▒p sarmalanm─▒┼č olarak buluyorduk. Ya─čl─▒ ince bir k├ó─č─▒tt─▒, birka├ž kez bunlar─▒ t─▒rna─č─▒m─▒n yan taraf─▒yla d├╝zlemi┼č ve g├╝ne┼če tutarak mavile┼čen manzaraya bakm─▒┼čt─▒m. Elinde makas ve k├ó─č─▒tla anneannem merdivenin ilk basama─č─▒na ├ž├Âkt├╝. Bende hemen yan─▒na. Elinde ki k├ó─č─▒tlar─▒ ├Ânce d├╝zle┼čtirdi, sonra kat kat katlayarak k├╝├ž├╝c├╝k hale getirdi. Sonra ba┼člad─▒ makasla kesip ┼čekiller vermeye.
ÔÇśÔÇÖAnneanne ne yap─▒yorsun?ÔÇÖÔÇÖ dedim, dayanamayarak. ÔÇśÔÇÖBirazdan g├Âr├╝rs├╝n dedi, sadece izle ┼čimdi, nas─▒l yapt─▒─č─▒m─▒ ├Â─črenÔÇÖÔÇÖ. Kesme i┼člemi bitince elimden tutarak birlikte arka odaya ge├žtik. Anneannem elindeki k├ó─č─▒tlar─▒ a├žarak her birini asker gibi s─▒ralanm─▒┼č s├╝tla├ž k├óselerinin en ├Ân├╝ndekinin i├žine b─▒rakt─▒. Tepeden bakt─▒─č─▒mda anneannemin ne yapt─▒─č─▒n─▒ anlad─▒m. Ka─č─▒tlar─▒ katlay─▒p kesmi┼č ve ┼čekil vermi┼čti. Mavi ka─č─▒tlar beyaz s├╝tla├ž zeminin ├╝st├╝ne konulunca hangi ┼čekli ald─▒─č─▒ belli oluyordu. Lale, y─▒ld─▒z, kar tanesi, papatya, kalp, bug├╝n hala hat─▒rlayabildiklerim. Sonra bu ka─č─▒tlar─▒n ├╝zerine tuz serper gibi tuzlukla bir ┼čeyler serpmeye ba┼člad─▒ anneannem. ÔÇśÔÇÖO ne?ÔÇÖÔÇÖ, diye sordum, ÔÇśÔÇÖbiber mi?ÔÇÖÔÇÖ ÔÇśÔÇÖ Hay─▒rÔÇÖÔÇÖ dedi anneannem,ÔÇÖÔÇÖ tar├ž─▒nÔÇÖÔÇÖ
Serpme i┼člemi bitince ka─č─▒tlar─▒ kald─▒r─▒yordu anneannem. Sanki bir sihirbazl─▒k olay─▒na ┼čahit olmu┼čum gibi hayretler i├žinde kal─▒yordum. Ka─č─▒d─▒n ├╝zerindeki ┼čekiller s├╝tlaca ge├žmi┼č oluyordu ve beyaz zeminde tar├ž─▒nlar─▒n ├žizdi─či resimler muhte┼čem g├Âz├╝k├╝yordu. Bu serpme i┼člemi bittikten sonra b├╝y├╝k sinilere her bir ┼čekilden iki┼čer kase koyup, bana ÔÇśÔÇÖin a┼ča─č─▒ dedeni ├ža─č─▒rÔÇÖÔÇÖ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á Ko┼čarak merdivenlerden indim, ayakkab─▒lar─▒m─▒ giymeme gerek duymadan kap─▒n─▒n bir ad─▒m d─▒┼čar─▒s─▒na ├ž─▒k─▒p dedeme seslendim. ÔÇśÔÇÖAnneannem seni ├ža─č─▒r─▒yor.ÔÇÖÔÇÖ Dedem ├╝zerinde mavi ├Ânl├╝─č├╝yle yukar─▒ benim ard─▒mdan geldi. Anneannem elinde koca siniyle sofan─▒n ortas─▒nda haz─▒rd─▒. ÔÇśÔÇÖBunlar─▒ esnafa da─č─▒tÔÇÖÔÇÖ dedi anneannem. Dedem siniyi al─▒p tekrar merdivenlerden indi. Dedem bilumum esnafa s├╝tla├žlar─▒ da─č─▒tma i┼čini yaparken, anneannem k├╝├ž├╝k ├ži├žekli tepsilere iki┼čerli ├╝├žerli s├╝tla├ž kaselerini yerle┼čtiriyordu. S├╝tla├žlar tepsideki yerlerini ald─▒ktan sonra, renkli pe├žetelerle ├╝st├╝n├╝ ├Ârt├╝yor ve da─č─▒t─▒ma haz─▒rl─▒yordu. Anneannem bir ara ÔÇśÔÇÖart─▒k b├╝y├╝d├╝n, bu sefer sen da─č─▒tÔÇÖÔÇÖ dedi. Kulaklar─▒ma inanamad─▒m. Bu g├Ârevle art─▒k b├╝y├╝k olman─▒n hakl─▒ gururunu ya┼čayacak, stat├╝ atlayacakt─▒m. Ama g├Ârevimi eksiksiz yerine getirmeli, k─▒rmadan d├Âkmeden i┼či sonland─▒rmal─▒yd─▒m. Anneannem, ÔÇśÔÇÖbunlar─▒ d├Âkmeden g├Ât├╝rmek bir marifet ama onlar─▒ sunmakta ayr─▒ bir marifetÔÇÖÔÇÖ dedi. Nas─▒l? demedim ama nas─▒l der gibi anneanneme bakt─▒m. O da bunu anlayarak cevaplamaya koyuldu. ÔÇśÔÇÖKap─▒ a├ž─▒l─▒nca hay─▒rl─▒ kandiller diyeceksin. Kaseleri yar─▒n verirseniz iyi olur diyeceksin, onlar Allah kabul etsin, elinize sa─čl─▒k deyince de amin, afiyet olsun diyeceksin. Her kaseyi verdikten sonra d─▒┼čar─▒ ├ž─▒karken kalanlar─▒n ├╝st├╝n├╝ mutlaka ├Ârt. Yoldan ge├žen g├Âr├╝p can─▒ ├žekmesin. Ger├ži herkese vermeye ├žal─▒┼č─▒yorum ama t├╝kenir de veremezsek hem mahcup olurum, hem de g├Âz hakk─▒n─▒ verememi┼č oluruz.ÔÇÖÔÇÖ Dedi. Ben b├╝t├╝n s├Âylenenleri akl─▒mda tutmaya ├žal─▒┼č─▒yordum. Eksiksiz tutuyordum da, ama i┼č s├Âylemeye gelince akl─▒mda kay─▒tl─▒ olanlar pek prati─če ge├žemiyordu. Utan─▒yordum herhalde. Buna ra─čmen ilk s─▒nav─▒m─▒ ba┼čar─▒yla ge├žiyordum. Eksiksiz kom┼čular─▒ atlamadan, k─▒r─▒p d├Âkmeden kaseleri da─č─▒tm─▒┼č, kah ezberlediklerimi s├Âylemi┼č, kah s├Âylediklerimi sadece ben duymu┼č, kah s├Âyleyememi┼č olarak ilk g├Ârevimi ifa etmi┼čtim.

ZEYNEB TONBU┼×

PAR├çALANMAK/TOPARLANMAK/DA─×ILMAK

TOPARLANMAK- NOT KA─×ITLARI

─░lk ka─č─▒t par├žas─▒n─▒ eline al─▒p okumaya ba┼člad─▒. Sanki ilk defa g├Âr├╝yormu┼č gibi, bunlar─▒ yazan ba┼čkas─▒ym─▒┼č gibi y├╝z├╝n de hayret ifadeleri belirmi┼č ┼čekilde okuyordu. sonra sesli okumaya ba┼člad─▒.

” Bu ┼čehirdir kimini i├žine al─▒p sindiren, kimini safra edip yol veren, kimini de de─čirmen ta┼č─▒ misali yer ile g├Âk aras─▒nda ├Â─č├╝ten. Bu ┼čehirdir, yazd─▒─č─▒n hikaye de rol kesmek yerine sana yeniden hikaye yazd─▒ran. Ah! bu ┼čehir, sevdi─čin sevmedi─čin, tan─▒d─▒─č─▒n tan─▒mad─▒─č─▒n y├╝zlerce insan─▒ tesad├╝fen kar┼č─▒na ├ž─▒kart─▒rken, ├╝├ž y├╝z altm─▒┼č be┼č g├╝ne inat ├žarp─▒ on y─▒llara, bir kere bile seninle tesad├╝f ettirmeyen. Bu sebepten, do─čdu─čum ┼čehre d├╝┼čman─▒m on y─▒llard─▒r. Bast─▒─č─▒m yerlerde ayak izim de─čil, kin izimdir ard─▒mda kalan.” Vay be! d├╝┼čmanm─▒┼č─▒m ┼čehre. Ne oldu da yazd─▒m acaba bunu? Sonra g├╝l├╝msedi, hayret dolu ifadeyle, ikinci ka─č─▒t par├žas─▒na ge├žti.





” Ba┼č─▒m─▒ kald─▒rmadan y├╝r├╝yesim var; kald─▒rsam da g├Ârecek sen mi vars─▒n kar┼č─▒mda? G├Âzl├╝k numaram de─či┼čti, ilerledi, ama de─či┼čtirmeye bile l├╝zum g├Ârmedim; netle┼čmedi o y├╝zden ┼čehir g├Âz├╝mde. Netle┼čse ne olacak, seni kar┼č─▒ma ├ž─▒karmayan ┼čehirde neydi ki g├Âr├╝l├╝p y├╝z├╝m├╝ g├╝ld├╝recek olan? D├╝┼čman─▒m yeni g├╝ne. Her yeni g├╝nle d├╝┼čman─▒m─▒n kollar─▒na at─▒lmaktan onursuz ya┼čama al─▒┼čm─▒┼č bir k├╝rek mahkumu gibi ├žekiyorum hayat─▒. ├çektik├že hayata ba─člayan damarlar─▒m incelirken, nefretimi besleyenler kas yap─▒yor g├╝n be g├╝n. Ama s─▒yr─▒l─▒p ta gidemiyorum nefretimin t├╝mcesinden. Bir bak─▒ma onu vazge├žilmez k─▒lan, senin onda olu┼čun. Gitsem ard─▒mda ┼čehir de─čildir kalan. Kalan ve yalan ├Âznede sen, sen ┼čehirde, ┼čehir benim i├žimde. yani gitsem gidemem, gitti─čim yine sen olursun ba┼čka ┼čehirde. Velhas─▒l ┼čehirde kal─▒yorum, yan─▒nda kald─▒─č─▒m─▒ sanarak. Senden gitti─čim g├╝n, ┼čehirden gidi┼čimdir, paslanm─▒┼č z─▒rh─▒mdan sarkan k─▒l─▒c─▒m s├╝rterken topra─ča.┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ” ┼×ehirden gidemem. De─čerlidir yine de her ┼čey g├Âz├╝mde. Senin zerren kadar de─čerlidir. Soludu─čumuz hava ayn─▒ m─▒d─▒r bu ┼čehirde? Belki de i├žime ├žekti─čim oksijen senin ci─čerlerin de dola┼č─▒p karbondioksit olarak g├Âky├╝z├╝ne sal─▒nm─▒┼čt─▒r. Senin ci─čerine de─čmi┼čtir o hava, d├╝┼č├╝nsene, s├Âzlerim bile de─čmemi┼čken ci─čerine. ─░┼čte bu ihtimaldir as─▒k suratl─▒, a─č─▒r, metalimsi ┼čehir havas─▒n─▒ benim i├žin yayla ┼čenli─čine d├Ân├╝┼čt├╝ren”.

ZEYNEB TONBU┼×

YE┼×─░L YURT

B─░Z SEN─░N G├ľZLER─░NDEN G├ľRD├ťK ARSLANLARA MEYDAN OKUYAN O CEYLANI

 

Yoldayken tek d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z ┼čey gidilecek noktaya ne denli h─▒zl─▒ varabilece─čimizdir bu ┼čehirde ├ç├╝nk├╝ saatler bir i┼če, mekana, tan─▒d─▒klara, eve yeti┼čmeye ayarlanm─▒┼čt─▒r. Biz bunca ┼čeye yeti┼čmeye ├žal─▒┼č─▒rken saatimiz, kendimize yeti┼čmeye pek acele etmez… Tam bu s─▒rada yolda rastlad─▒─č─▒m─▒z bir anne ─░stanbul’da ya┼čayan birine ├žok ┼čey an─▒msat─▒r ├žocuklar─▒n─▒n elini tutu┼čuyla: Sakinli─či.

Bu bulundu─čun mekan ile ├žok terstir fakat zaten annenin g├Ârevi de bu tersliklere yapt─▒klar─▒yla dikkatleri toplamak de─čil midir? M├╝thi┼č bir fedak├órl─▒k yaparken bunu bir yorgunluk olarak g├Ârmeme bize g├Âre tersli─čin ta kendisidir, fakat ona g├Âre ? ─░┼čte hik├óye burda ba┼člar, olaylara, ki┼čilere, neye nas─▒l bakar─▒z; bir g├╝n bir anneye ve ├žocuklar─▒na nas─▒l bakt─▒m ve size nas─▒l anlatmaya ├žal─▒┼čt─▒m:

YE┼×─░L YURT
Bir maskenin alt─▒nda kak├╝llerinden g├Ârebildi─čimiz kadar─▒yla bakan g├Âzler ba┼čka bir deyi┼čle bug├╝n├╝n en g├╝zel bakan g├Âzleri… ├ľyle biz gibi sadece etrafa bakan g├Âzlerden bahsetmiyorum,belki aylard─▒r d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmam─▒┼č ve en b├╝y├╝k i┼či “g├Âzlemlemeyi” hi├ž ger├žekle┼čtirmemi┼č g├Âzlerden bahsediyorum. D├╝nyan─▒n en g├╝zel g├Âzleri trende yol al─▒rken denize kafas─▒n─▒ d├Ân├╝p bakan bu ├╝├ž ├žekik g├Âzl├╝ Afgan ├žocu─čun g├Âzleridir ve ondan da daha g├╝zel olan g├Âzler varsa, etrafa bakarken g├Âzlerinin ye┼čiliyle huzur ve sakinlik a┼č─▒layan bir annenin g├Âzleridir ,├žocuklar─▒n─▒n ortas─▒na ge├žmi┼č adeta bir yurttur bu anne ye┼čil bir yurt .
Bu en g├╝zel g├Âzler,minik elleriyle giderken el sallad─▒lar ve g├Âzleriyle g├╝l├╝mseyen anne selamlad─▒. B├Âylelikle bir hikayeye,duyguya tan─▒k oldum. (Ye┼čilyurt dura─č─▒ndan)

ESRA ÇOBAN

BEN SENİ UNUTMAK İÇİN SEVMEDİM

UNUTMAK/ UNUTULMAK/ UNUTAMAMAK

“├ľl├╝mle tan─▒┼čt─▒ktan sonra anlad─▒m ya┼čam─▒n bir kimlik belgesi oldu─čunu” der Erdem Bayaz─▒t. ├ľl├╝m b├╝y├╝t├╝r…├Âyle bir b├╝y├╝mek ki bu, ya┼čam─▒na ya┼čanm─▒┼č ve sonlanm─▒┼č bir hayat ekler, sen art─▒k sen ve an─▒lar─▒n de─čil; O, onunla ya┼čad─▒klar─▒n ve sen olursun, etkisi b├╝y├╝k ve tesirli, hele de anlar ya┼čtaysan.
Nuri Pakdil’in “Anlamak fiilinden me┼čaleler yap─▒lmal─▒; yery├╝z├╝nde birbirimizi g├Ârebilmek i├žin.” dedi─či gibi m├╝him bir mevzu olmal─▒ anlamak! ├ľl├╝m├╝ anlamak, ya┼čamay─▒, hat─▒rlamay─▒, hat─▒rlanmay─▒ ve t├╝m bunlar─▒n k─▒ymetini anlamak bir ├žift bakan de─čil g├Âren g├Âzle g├Ârmeye benziyor ve g├Âren g├Âzler zor unutur, her ne kadar insan” unutan” manas─▒na gelse de.


Hat─▒rlamak ne b├╝y├╝k nimet de─čil mi? Bir t─▒rt─▒l bir koza ├Ârerek nas─▒l muhte┼čem bir kelebe─če d├Ân├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ hat─▒rlar m─▒ ya┼čam─▒n─▒n son birka├ž g├╝n├╝nde? Ama insan do─čuruldu─ču ├ón─▒ hat─▒rlamamas─▒na ra─čmen, kendi i├žindeki koza ├Âr├╝┼č├╝n├╝, sonucunda kendini do─čurdu─ču ├ón─▒, kanatlar─▒n─▒ a├ž─▒p ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ hayk─▒rd─▒─č─▒ ve ben art─▒k bir bireyim┬á deyi┼čini, ”bu d├╝nyada ben de var─▒m ve hat─▒rlanmaya de─čerim!” dedi─či ├ón─▒ eminim ki hat─▒rlar ve hat─▒rlamal─▒ da.
“Sorgulanmam─▒┼č hayat ya┼čamaya de─čmez” der Sokrates , buna ek hat─▒rlanmayan hayat ya┼čama devam etmeye de─čer mi? Diyor ve ekliyorum en korktu─čum(uz) fiil unutmak ve unutulmak. D├╝nyaya b─▒rak─▒lan ├žocuklar, yap─▒tlar, belki de bu yaz─▒ bir g├╝n ┼ču kervandan g├Â├žt├╝─č├╝m├╝zde, unutulmamak temennisine duac─▒ ve bu duac─▒ biliyor ki” Ben seni unutmak i├žin sevmedim” m─▒sralar─▒ dahi sevmenin hat─▒rlanmaya ne kadar kenetlenmi┼č bir sarma┼č─▒k oldu─čunu a┼čik├ór k─▒lmakta.
S─▒cac─▒k sevgisinden sonra ├Âl├╝m├╝n so─čuk y├╝z├╝yle ilk defa tan─▒┼čt─▒─č─▒m, en b├╝y├╝k, en ne┼čeli arkada┼č─▒m Nenem’ e ve ├Âl├╝m├╝yle b├╝y├╝d├╝─č├╝m├╝ hat─▒rlatan k─▒ymetli Dedeme ithafen ”ben sizi unutmak i├žin sevmedim”..

ESRA ÇOBAN

BEL─░SAR─░US KULES─░

B─░ZANS’ TAN BER─░ BO─×AZ SULARINDA K─░ TEK YAPI KIZ KULES─░ M─░?

BEL─░SAR─░US KULES─░

6 .y.y ile 19. y.y aras─▒nda, ─░stanbul Bo─čaz─▒nda K─▒z kulesinden ba┼čka, insan yap─▒m─▒ bir ba┼čka kulenin daha oldu─čunu biliyor musunuz? Ya da hi├ž duydunuz mu? Varl─▒─č─▒, ├že┼čitli seyyahlar─▒n seyahatnamelerinde anlat─▒lm─▒┼č, bir├žok grav├╝r ve askeri haritalarda ├žizilerek┬á ispat edilmi┼č ama g├╝n├╝m├╝ze ula┼čamam─▒┼č bu yap─▒, tarih boyunca Belisarius Kulesi olarak an─▒lm─▒┼č.

Peki kim bu Belisarius? BizansÔÇÖ─▒n ├╝nl├╝ komutan─▒ Belisarius 532 y─▒l─▒nda, HipodromÔÇÖ da ba┼člayan Nika ayaklanmas─▒n─▒ bast─▒ran, do─čudaki ve bat─▒daki seferleriyle imparatorlu─čun egemenli─čini peki┼čtiren ve Gloria Romanorum Belisarius unvan─▒yla an─▒lm─▒┼č, Kalkhe kap─▒s─▒na alt─▒n yald─▒zl─▒ bir heykeli dikilmi┼č ├╝nl├╝ komutan. B├╝t├╝n bunlara ra─čmen, J├╝stinyenÔÇÖe y├Ânelik bir suikast haz─▒rl─▒─č─▒ ortaya ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č, suikast├ž─▒lar aras─▒nda onun ismi de belirlendi─činden, imparator onu tutuklat─▒p┬á bu kulede g├Âzalt─▒nda tutmu┼čtu. Muhtemelen kule, komutan─▒n sevenleri taraf─▒ndan ka├ž─▒r─▒lmas─▒n─▒ engellemek i├žin k─▒y─▒dan yakla┼č─▒k 25-30 metre a├ž─▒─ča ve yine bu kuleyle ilgili anlat─▒m ve ├žizimlerle 3-4 katl─▒ oldu─ču tahmin edilen hapishaneye hapsedilmi┼č. Ad─▒ da Belisarius Kulesi olarak hep an─▒lm─▒┼č. Bu yap─▒dan ilk bahseden, Floransal─▒ gezgin Christoforo BuondelmontiÔÇÖnin eliyle ├žizdi─či ─░stanbul haritas─▒nda, kuleyi, ku┼čkuya yer b─▒rakmayacak ┼čekilde belirtir. ─░lk b├╝y├╝k Osmanl─▒ yap─▒lar─▒ndan ba┼čka, Vlanga Liman─▒ÔÇÖn─▒n bat─▒ ucunda, onlardan ba─č─▒ms─▒z bir deniz kulesi a├ž─▒k├ža g├Âr├╝lebiliyor. Kayal─▒klara oturtulmu┼č, d├Ârtgen planl─▒ ve ├╝st s─▒n─▒r─▒nda dendanl─▒ olan kulenin en eski g├Âr├╝nt├╝s├╝ bu.

Belisarius Kulesi

Christoforo Buondelmonti grav├╝r├╝

P├«r├« ReisÔÇÖin Kitab-─▒ BahriyeÔÇÖsine dayan─▒larak minyat├╝r tekni─činde ├žizilen bir g├Âr├╝nt├╝de, co─črafi konumu bak─▒m─▒ndan yakla┼č─▒k olmas─▒ gereken yerde bir deniz kulesi belirgin ┼čekilde yer al─▒yor. Sahil surlar─▒ndan a├ž─▒kta, yan─▒na k─▒rm─▒z─▒ m├╝rekkeple ÔÇťKule-i HamzaÔÇŁ yaz─▒l─▒ oldu─ču halde net ├žizgilerle verilen yap─▒, bir kayal─▒k (ada) ├╝zerinde, ├╝st kesiminde konsollar ├╝zerinde oturan geni┼čletilmi┼č bir katla vurgulan─▒yor.

Belisarius Kulesi

Kitab_─▒ Bahriye/ Kule-i Hamza





Osmanl─▒ saray─▒nda, Nakka┼č OsmanÔÇÖa ba─čl─▒ at├Âlyede yaz─▒lan H├╝nern├óme adl─▒ eseri resimledi─či d├╝┼č├╝n├╝len Velican adl─▒ nakka┼č, 1579/80ÔÇÖde yaz─▒m─▒na ba┼članan bu eserde, ─░stanbulÔÇÖun fethinin anlat─▒ld─▒─č─▒ b├Âl├╝me ba─čl─▒ olarak ┼čehrin bir haritas─▒n─▒ sunmaktad─▒r. Bu harita, yo─čun yap─▒la┼čman─▒n d─▒┼č─▒nda arad─▒─č─▒m─▒z ┼čeyi bir kez daha g├Âzler ├Ân├╝ne serer.

Belisarius Kulesi

H├╝nername- Belisarius Kulesi

Guillaume-Joseph GrelotÔÇÖnun 1680 y─▒l─▒nda bas─▒lm─▒┼č olan Konstantinopolis Gezisi adl─▒ eserinde ─░stanbul topografyas─▒n─▒ detayl─▒ bir ┼čekilde ├žizmi┼č ve kulenin varl─▒─č─▒n─▒ da bu ├žizimlerde g├Âstermi┼čtir. Sultan IV. Mehmet d├Ânemindeki bir ziyaretin bilgilerini i├žeren 306 sayfal─▒k kitapta yer alan grav├╝rlerini, ge├žen ay, Kad─▒rga K├╝lt├╝r Merkezin de a├ž─▒lan grav├╝r sergisinde, yak─▒ndan inceleme f─▒rsat─▒m oldu. Foto─čraf─▒n─▒ da ├žektim.

Belisarius Kulesi

Grav├╝r- Belisarius Kulesi

1790 tarihli bir seyahatn├óme de, ─░stanbulÔÇÖun 1784 y─▒l─▒ndaki g├Âr├╝nt├╝leri, bir ┼čehir plan─▒ ve bir grav├╝r arac─▒l─▒─č─▒ ile verilirken, planda ├╝zerinde bir yap─▒ oldu─ču halde ÔÇťfanalÔÇŁ ibaresiyle k├╝├ž├╝k bir ada belirtilmi┼čtir. ─░stanbul topografyas─▒ ├╝zerine ara┼čt─▒rmalar─▒yla tan─▒nan┬á ─░nciciyanÔÇÖ ─▒n, 1800ÔÇÖl├╝ y─▒llarda yazd─▒─č─▒ ve daha sonra yay─▒mlanm─▒┼č notlar─▒n da┬á Belisarius Kulesi hakk─▒nda ┼čunlar─▒ s├Âylemi┼čtir: ÔÇťVaktiyle denizin i├žinde bulunup baz─▒ m├╝elliflerin ─░mparator JustinyanosÔÇÖun kumandan─▒ BelisariusÔÇÖun zikrettikleri kule, bug├╝n Yenikap─▒ÔÇÖn─▒n d─▒┼č taraf─▒ndaki ekmek├ži f─▒r─▒n─▒n─▒n arkas─▒nda bulunmaktad─▒r. Buras─▒ vaktiyle geni┼č bir k├Ârfezdi, fakat Sultan III. Mustafa zaman─▒nda Laleli CamiiÔÇÖnin in┼čas─▒ s─▒ras─▒nda ├ž─▒kar─▒lan toprak ve iri ta┼člar oraya d├Âk├╝lm├╝┼č ve meydana gelen arsa, isk├ón yeri olarak Hristiyanlara sat─▒lm─▒┼čt─▒r. Mezk├╗r kuleye h├ólen Papaz Kulesi denir. ├ç├╝nk├╝, sahil doldurulmadan evvel baz─▒ Ermeni papazlar─▒ Patrik David zaman─▒nda (1639-1643) bu kulenin yan─▒nda denizde bo─čulmu┼člard─▒ÔÇŁ

Zaman i├žinde kulenin, darphane, baruthane, hapishane olarak kullan─▒lm─▒┼č oldu─ču; y─▒llar i├žinde bak─▒ms─▒zl─▒ktan, b├╝y├╝k depremlerle a─č─▒r hasar alm─▒┼č oldu─ču, tren yolunun yap─▒lmas─▒ i├žin dolgu ├žal─▒┼čmalar─▒ s─▒ras─▒nda da tamamen ortadan kald─▒r─▒lm─▒┼č olmas─▒ kuvvetle muhtemeldir. Kule bu g├╝ne ula┼čabilse, ─░stanbul i├žin ikinci bir K─▒z Kulesi konumunda olacak ve iki kule kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak olduk├ža g├╝zel bir siluet olu┼čturacakt─▒.

Not: Hocam Sel├žuk M├╝layim’in bu konuyla ilgili daha detayl─▒ yaz─▒s─▒n─▒, Belisarius Kulesi ad─▒ alt─▒nda Dergipark dan indirip okuyabilirsiniz. Ayr─▒ca kendisinin kuleyle ilgili t├╝m bilgileri ve grav├╝rleri birle┼čtirerek ├žizdi─či kulenin g├Âr├╝nt├╝s├╝ de a┼ča─č─▒dad─▒r.

Belisarius Kulesi

Sel├žuk M├╝layim- Belisarius Kulesi

NURG├ťL DURU

PAR├çALANMAK/ TOPARLANMAK/ DA─×ILMAK

PAR├çALANMAK – TAKV─░M YAPRAKLARI

Takvim yapra─č─▒na kilitlenmi┼č ├Âylece bak─▒yordu adam. Elinde, duman─▒ t├╝ten s├╝tl├╝ kahve fincan─▒ oldu─ču halde g├Âzleriyle bir yapra─č─▒n ├╝zerindeki rakama, bir ay─▒n ismine bak─▒p tekrar tekrar okuyordu. Avu├ž i├žindeki s─▒z─▒yla birden kendine gelir gibi oldu. Kahvenin s─▒cakl─▒─č─▒ art─▒k fincan─▒ delip avu├ž i├žini yakmaya ba┼člam─▒┼čt─▒ ki, bu durum adam─▒n kilitlenen g├Âzlerini takvim yapra─č─▒ndan ay─▒rmaya anca yetmi┼čti. Derin bir nefes ├žekti ├Ânce, sonra fincan─▒ di─čer eline ge├žirdi. ÔÇśÔÇÖSensiz bir do─čum g├╝n├╝ daha. Nice senelere! ┬áBizsiz daha ka├ž sene? ─░n┼čallah mutlusundur, tek tesellim bu olur ├ž├╝nk├╝ÔÇÖÔÇÖ dedi adam. Pencereye do─čru y├╝r├╝d├╝ camdan d─▒┼čar─▒ bakt─▒. G├╝ne┼č yava┼č├ža, ipeksi ─▒┼č─▒nlar─▒yla ┼čehrin ├žat─▒lar─▒n─▒ ok┼čayarak ilerliyordu. ┼×ehrin yar─▒s─▒ ─▒┼č─▒lt─▒ya kavu┼čmu┼č, di─čer yar─▒s─▒ hen├╝z bundan sebeplenememi┼č olmas─▒na ra─čmen di─čer taraf─▒n yans─▒mas─▒yla yeni g├╝n├╝ kutlamaya ba┼člam─▒┼čt─▒. ├ľn├╝ndeki ┼čehrin b├Âl├╝nm├╝┼čl├╝─č├╝ gibi insanlarda, hayatta, zamanda b├Âl├╝nm├╝┼čt├╝. Ya┼čam b├Âl├╝nerek ├žo─čal─▒yordu sanki , b├Âlerek kendi r├╝┼čt├╝n├╝ ispat ediyordu. ÔÇśÔÇÖSenle bende b├Âyle b├Âl├╝nd├╝k i┼čteÔÇÖÔÇÖ dedi adam. ÔÇśÔÇÖ Ben buraday─▒m, sen bir yerlerde. Ben ge├žmi┼čte kald─▒m, sen belki an─▒ ya┼č─▒yorsun. Ya┼čam her ┼čeyi par├žalamay─▒ ba┼čar─▒yor maharetle ama bir tek sana kar┼č─▒ olan duygular─▒m─▒ par├žalayamad─▒ÔÇÖÔÇÖ diye ilave etti adam. Sonra koltu─ča oturdu, fincan─▒ndan bir yudum kahve ald─▒ a─čz─▒na. Birden yutmad─▒, a─čz─▒n─▒n i├žinde d├Ând├╝rd├╝─č├╝ kahveyle dama─č─▒n─▒ ve avurt i├žlerini ─▒s─▒tt─▒. Sonra yutkundu. Bak─▒┼člar─▒ tekrar takvime do─čru h├╝cuma ge├žti. Uzun uzun seyretti yine.┬á Seyretti─či takvimin yapra─č─▒ de─čil de, o tarihte do─čan kad─▒n─▒n sanki g├Âzleriydi.

c├╝mlealem


ÔÇśÔÇÖYine bir ┼čeyler karalayaca─č─▒m, belli oldu. Zaten yazmakla ge├žiyor ├Âmr├╝m; par├ža par├ža duygular─▒n par├ža par├ža ifadeleri yine par├žalanm─▒┼č yaz─▒larla her biri bir yerde k├ó─č─▒t├ž─▒klar da. Sonra i├žinden; niye bunlar bir yerlerde, niye hepsini toparlam─▒yorum? diye ge├žirdi. Bir g├╝n kar┼č─▒la┼č─▒rsam ve bu emanetlerini verecek olsam nas─▒l verece─čim par├ža pin├žik ┼čekilde. Niye ┼čimdiye kadar d├╝┼č├╝nmedim ki bunu? Hatta hepsini bir kitap gibi toplasam ve sana ula┼čt─▒rabilecek birine teslim edip okuman─▒ sa─člasam. Yok ya olmaz ├Âyle! dedi. Kahveden bir yudum daha ├žekti, kahve ─▒l─▒maya ba┼člam─▒┼čt─▒ onu fark etti. Tekrar d├╝┼č├╝n├╝nce bu duygular─▒n kendisinde kalmas─▒ gerekti─čine dair mant─▒kl─▒ tek bir a├ž─▒klama bulamad─▒. Y─▒llard─▒r ben bu y├╝k├╝ ├žekiyorum art─▒k emanet sahibine ge├žsin, birazda o bu y├╝kle ya┼čas─▒n! dedi. Hemen do─čruldu, evin i├žinde, k├╝t├╝phanede, ├žekmecelerde, kutular─▒n i├žinde, bilgisayarda ne kadar yaz─▒lm─▒┼č ve kay─▒tl─▒ metinler varsa onlar─▒ toparlamaya ba┼člad─▒. Biraz uzun s├╝rebilirdi ama en az─▒ndan bug├╝n├╝n sonuna kadar bunlar─▒ ├Ân├╝nde topluca g├Ârmek istiyordu. ├ľyle de oldu. B├╝t├╝n hepsini sehpan─▒n ├╝zerinde toplad─▒─č─▒na kanaat getirdi─činde ┼čehrin kar┼č─▒ k─▒y─▒lar─▒nda g├╝nbat─▒m─▒n─▒n turuncu ─▒┼č─▒klar─▒ evlerin pencerelerini birer kuyumcu vitrinine d├Ând├╝rm├╝┼čt├╝ bile.

ZEYNEB TONBU┼×

─░K─░LEM

 

NEDENL─░ VE NEDENS─░Z NE VARSA!

Kalplerimize fiyonklar─▒ tak─▒yoruz, s├╝sl├╝yoruz onlar─▒. Her daim hediye paketi gibi, ┼č─▒k ve a├ž─▒lmaya, meraka haz─▒r hale getiriyoruz.

Hi├žbir ┼čey olmam─▒┼č gibi k─▒rg─▒nl─▒klar─▒m─▒z g├Âr├╝nmesin istiyoruz. G├Âr├╝nt├╝ ├Ânemli ├ž├╝nk├╝, a├ž─▒k vermemeliyiz, en hassas duygular─▒m─▒z─▒n s─▒─č─▒nd─▒─č─▒ ma─čaralar─▒ kimse ke┼čfetmemeli!

Kalp k─▒rg─▒nl─▒klar─▒m─▒z ile ilgili o beni ├╝zd├╝ demiyoruz o benim kalbimi k─▒rd─▒ diyemiyoruz. O ki┼či,o ki┼čiler, kimse, belki de hep akl─▒yoruz onlar─▒ en son noktaya kadar sab─▒r ta┼člar─▒m─▒z─▒ deniyoruz.

Desek bile i├žimizden en ├╝cra k├Â┼čeyi se├žip bunu tekrarl─▒yoruz. Neden peki? Bizi sevmeyen, kendini daha ├žok seven┬á ya da bizlere, bizim onlara verdi─čimiz de─čeri vermeyen insanlara neden kalplerimizi a├ž─▒yoruz?

Bir de o kalpleri s├╝sl├╝yoruz, p├╝sl├╝yoruz paket yap─▒p al bakal─▒m bu benim kalbim ┼čimdi s─▒ra sende , kalbi mi t├╝m g├╝zelliklerimi paketledim avucuna b─▒rak─▒yorum diyoruzÔÇŽ




Neden bu k├Ât├╝l├╝─č├╝ yap─▒yoruz?

Kendimizi yenilemi┼čken belki de bir ├žok tecr├╝bemiz varken neden g├╝veniyoruz? Tekrar tekrar bunu kendimize neden yap─▒yoruz?

S─▒n─▒rlar─▒m─▒z─▒ ├žizmi┼čken neden birilerinin var olmas─▒, var olmamas─▒ kadar ├╝zm├╝yor? Evet evet do─čru okudunuz baz─▒lar─▒n─▒n hayat─▒m─▒zda varl─▒klar─▒ daha fazla ├╝z├╝yor bizleri.

Bizler ba─čland─▒─č─▒m─▒z─▒ d├╝┼č├╝n├╝yoruz belki de, canl─▒ yada cans─▒z varl─▒klar asl─▒nda kural hepsi i├žin ge├žerli ba─č─▒ml─▒l─▒k ve ba─čl─▒l─▒k ikisinin aras─▒nda ├žok ince bir ├žizgi var.




Bizler ├žo─ču zaman o ince ├žizgi de gidip geliyoruz ÔÇŽ

Ba─čl─▒l─▒k kar┼č─▒nda ki ki┼čiye duydu─čun sayg─▒ ve sevgi b├╝t├╝n├╝ olu┼čan t├╝m duygular.

Ba─č─▒ml─▒l─▒k ise ├žok farkl─▒ bir ┼čey, insan─▒ hastal─▒kl─▒ d├╝┼č├╝ncelere sevk eden, ki┼činin kalbini, beynini hastaland─▒ran bir hal.

Hayat boyu onlarla var oldu─čumuz ve bir oldu─čumuz i├žin ┼č├╝krede bilen ki┼čilerle olmak bizlere iyi gelecek ve bizleri d├Ân├╝┼čt├╝rebilecek yegane sebep.

Varl─▒─č─▒na ┼č├╝kretti─čimiz ve varl─▒─č─▒m─▒za ┼č├╝kreden ki┼čilerle olmak dile─čiyleÔÇŽ

┼×├ťHEDANUR TA┼×KIRAN

├ťNLEM

K├╝t├╝phanenin her zaman ki,┬á fincanda kalm─▒┼č kahve telvesi gibi hissedilen, bask─▒n eski kitap kokusundan ayr─▒ bir kokuyla bezenmi┼č bir farkl─▒l─▒─č─▒ vard─▒ bug├╝n. Kokunun sebebini bulmak i├žin, ba┼č─▒n─▒ k├╝t├╝phane memuresinin oldu─ču tarafa ├ževirdi ┼čair. Masan─▒n ├╝zerinde her zamankinden farkl─▒ olarak, ─░znik ├žinisi ile nak─▒┼članm─▒┼č bir vazo ve kocaman bir buket yasemin ├ži├že─či oldu─čunu g├Âr├╝nce k├╝t├╝phane havas─▒n─▒ de─či┼čtiren, g├╝zelle┼čtiren sebebi bulmu┼čtu. Yaseminlere bakarken g├╝l├╝msedi─čini fark etti. Tam g├Âzlerini onlardan ├ževirip i┼čine odaklanacakt─▒ ki; koca buket yaseminin ard─▒ndan memure han─▒m ba┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒p, kendini g├Âsterdi. Bir anda iki ki┼činin g├Âzleri birbirine kilitlendi. ─░kisi┬á de ba┼člar─▒yla selamla┼čt─▒lar. Memure han─▒m tekrar ├Ân├╝ne d├Ân├╝p i┼čine devam etti. ┼×air ise hala ona ve yaseminlere bak─▒yordu. Memure han─▒mda ayn─▒ yaseminler gibiydi, beyaz g├Âmlek ve sar─▒ h─▒rkas─▒yla yaseminlerle ikiz karde┼č gibi oturuyorlard─▒ masada. Memure han─▒m ├╝zerinde ki bak─▒┼člar─▒ hissetmi┼č olacak ki tekrar ba┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒p ┼čaire bakt─▒, hisleri yan─▒lmam─▒┼čt─▒, bak─▒┼člar ├╝zerindeydi. ┼×air bak─▒┼člar─▒n─▒ art─▒k ├ževirmesi gerekti─čini d├╝┼č├╝n├╝yor ama ├ževiremiyordu. Buraya defalarca gelmi┼č, defalarca bu han─▒mla sohbet etmi┼čti ama sanki bug├╝n ki kad─▒n ba┼čka bir kad─▒nd─▒. Bu derece g├╝zel oldu─čunu hi├ž fark etmemi┼čti. Yaseminlerin kokusu beni etkiledi herhalde diye ge├žirdi i├žinden. Ve bu d├╝┼č├╝nce ile sanki b├╝y├╝ bozuldu ve bak─▒┼člar─▒n─▒ ay─▒r─▒p, ├Ân├╝nde ki kitaplara odaklanmak i├žin y├Ân├╝n├╝ ├ževirdi.
Y─▒llard─▒r ┼čiir yaz─▒yor, bir├žok ┼čiir kitab─▒n─▒ sevenleriyle bulu┼čturuyordu. Ama bu sefer bir roman i├žin haz─▒rlan─▒yordu. Hem ara┼čt─▒rma yapmak, hem de k├╝t├╝phane ortam─▒n─▒n verdi─či dinginlikten faydalanmak i├žin birka├ž haftad─▒r buraya geliyordu. ─░lk geldi─či g├╝nden beride k├╝t├╝phane memuresi ile samimiyet kurmu┼čtu. Bu ┼čekilde hem ula┼čmak istedi─či kitaplara daha kolay ula┼č─▒yor hem de k├╝t├╝phane i├žindeki gen├žlerin say─▒s─▒n─▒n ├žoklu─čundan m├╝tevellit, az─▒nl─▒kta kalan bu ikili birbirlerini yak─▒n ve m├╝ttefik g├Âr├╝yorlard─▒. ├ľ─čle saatlerinde kap─▒n─▒n ├Ân├╝nden ge├žen simit├židen birka├ž kere simit alan ┼čair, memure han─▒mla ├žay ve simit e┼čli─činde kap─▒n─▒n ├Ân├╝nde g├╝ndelik olaylardan ├žok├ža muhabbette etmi┼člerdi. Ama bu samimiyet ve muhabbete kar┼č─▒l─▒k hi├ž bir vakit, bu han─▒m , g├Âz├╝ne bu derece g├╝zel g├Âz├╝kmemi┼čti. ├ľn├╝ndeki kitaplardan k├╝├ž├╝k ka─č─▒tlara notlar al─▒yor, sonra ka─č─▒tlarda ki notlar─▒ okuyor ve niye notlar─▒ ald─▒─č─▒na anlam veremiyor, ├╝zerlerini kalemle karal─▒yordu. G├Âr├╝nen ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ idi ama akl─▒n─▒ bu ├žal─▒┼čmaya veremiyordu.

Ne kadar s├╝re ge├žti─čini bilemeden yazd─▒, karalad─▒ tekrar yazd─▒ bir ┼čeyler. Birden omzunda bir a─č─▒rl─▒k hissetti ba┼č─▒n─▒ ├ževirdi. Omzunda ki a─č─▒rl─▒k memure han─▒m─▒n eliydi. K─▒s─▒k bir sesle, ├žok g├Âm├╝lm├╝┼čs├╝n├╝z notlara, ├žay molas─▒ verin isterseniz! dedi memure han─▒m. mermi gibi f─▒rlad─▒ yerinden, sandalyenin d├Â┼čemenin ├╝zerinde ├ž─▒kard─▒─č─▒ korkun├ž sesle yapt─▒─č─▒ hareketin pi┼čmanl─▒─č─▒n─▒ hissetti. Memure han─▒m hafif├že g├╝l├╝msedi. Birlikte ├žay makinas─▒n─▒n ├Ân├╝ne y├╝r├╝d├╝ler ve ├žaylar─▒n─▒ al─▒p kap─▒ ├Ân├╝ne ├ž─▒kt─▒lar.

┼×air biraz heyecandan, biraz ne yapaca─č─▒n─▒ bilemedi─či i├žin hemen bir sigara yakt─▒. Memure han─▒m onu seyrediyordu, bunun fark─▒nda olan ┼čair g├Âz g├Âze gelmek i├žin can ├žeki┼čirken bir taraftan da bak─▒┼člar─▒n─▒ kad─▒na ├ževirmemek i├žin kendini s─▒k─▒yordu. Bug├╝n biraz tuhafs─▒n─▒z dedi; kad─▒n. ┼×air; bilmem, ayn─▒y─▒m halbuki! dedi. Bana ├Âyle geldi herhalde; dedi kad─▒n. Kad─▒n her zaman ki gibi g├╝nl├╝k mevzulardan konu┼čuyordu, ┼čair onu dinlermi┼č gibi yap─▒yordu ama yapt─▒─č─▒ tek ┼čey kad─▒n─▒n g├Âzlerine kilitlenip bakmakt─▒. As─▒l bug├╝n farkl─▒ olan sensin; demek istiyordu. Amam s├Âyleyemiyordu. kar┼č─▒s─▒nda ki kad─▒n sanki ba┼čka bir dilden konu┼čuyormu┼č gibi hi├žbir dedi─čini anlam─▒yor sadece sesler duyuyordu. Kad─▒n─▒n jest ve mimiklerinden bir ┼čeyler ├ž─▒karmaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Kad─▒n─▒n ne anlatt─▒─č─▒n─▒ anlamak i├žin daha bir kilitleniyordu g├Âzlerine, dudaklar─▒na, mimiklerine ve kilitlendik├že daha bir anlams─▒zla┼č─▒yordu s├Âzler, hareketler, d├╝nya. ┼×air g├Âzlerini dikmi┼č kad─▒n─▒ ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼č─▒yordu. Kad─▒n hem bu ilgiden rahats─▒z olmu┼č┬á hem de y─▒llar sonra birinin b├Âyle s─▒cak ve derin bakmas─▒ndan gizli bir memnuniyet duymu┼čtu. Ama bir ┼čekilde bu an─▒ bu havay─▒ da─č─▒tmal─▒yd─▒.
Hayat, kocaman bir ├╝nlem koymu┼č iki ka┼č─▒n─▒z─▒n ortas─▒na; kar┼č─▒n─▒zdakilere, bu adam─▒n s├Âyleyecekleri , bildirecekleri var diyor adeta. Size de, duygular─▒n─▒ i├žinde tutma mimiklerin de─čil s├Âzlerin bulu┼čsun g├╝n─▒┼č─▒─č─▒yla demi┼č; sanki, dedi kad─▒n.
┼×air, hi├ž beklemedi─či bu s├Âzler kar┼č─▒s─▒nda lal oldu. K─▒┼č─▒n kendini korumak i├žin her t├╝rl├╝ ya┼čamsal faaliyetlerini durduran a─ča├ž kurba─čas─▒ gibi nefesini, kalp at─▒┼č─▒n─▒, duygu ve d├╝┼č├╝ncelerini birka├ž saniyeli─čine dondurdu, kald─▒. Kad─▒n ┼čairin bak─▒┼člar─▒n─▒ ├╝zerinden da─č─▒tmak i├žin s├Âzleri se├žerek konu┼čmu┼čtu ama bu i┼če yaramam─▒┼č ├╝stelik ┼čairin g├Âzlerini g├Âzlerine m─▒hlam─▒┼čt─▒. ─░yi misiniz? dedi, kad─▒n.

┼×air bir komut beklercesine s─▒├žrad─▒, bu tek soru kelimesiyle. ─░yiyim diyemedi ama sadece bak─▒┼člar─▒n─▒ ay─▒rd─▒ kad─▒ndan. ─░├žeriye do─čru bakarak, koridorda gezdirdi bak─▒┼člar─▒n─▒, bir ka├ž─▒┼č tabelas─▒ ar─▒yordu, bulam─▒yordu. Sonra koridorun duvar─▒ndaki aynay─▒ ve aynadaki aksini ke┼čfetti. Kendine bakt─▒. Y├╝z├╝ne. ─░ki ka┼č─▒n─▒n aras─▒na. Kad─▒n─▒n s├Âyledi─či ├╝nlem i┼čaretine. A┼ča─č─▒ yukar─▒ yirmi k├╝sur senedir o ├╝nlem i┼čareti gibi derin ├žizgi oradayd─▒, her aynaya bak─▒┼č─▒nda g├Âr├╝yordu ama onu ├╝nlem olarak d├╝┼č├╝nmemi┼čti. ├ťstelik c├╝mle i┼č├žisi olmas─▒na ra─čmen. Kelimelerden ve noktalama i┼čaretlerinden d├╝nyalar kurup, d├╝nyalar y─▒kmas─▒na ra─čmen o ├žizgiye ├╝nlem g├Âz├╝yle bakmam─▒┼čt─▒.
Yere d├╝┼č├╝rd├╝ bak─▒┼člar─▒n─▒. Kad─▒n tekrar sordu, iyi misiniz? Yerden bak─▒┼člar─▒n─▒ kald─▒rmadan kafas─▒n─▒ evet anlam─▒nda sallad─▒ ve hi├žbir ┼čey demeden arkas─▒n─▒ d├Ân├╝p k├╝t├╝phaneden ├ž─▒kmak i├žin kap─▒ya kadar y├╝r├╝d├╝, sonra durdu, bedeni bir an ├Ânce gitmek i├žin tela┼č i├žinde-┬á ve ┼čair taraf─▒ndan kabul g├Ârm├╝┼čken bu eylem- ard─▒nda ruhunun kald─▒─č─▒n─▒ fark etti. Onun yeti┼čmesini bekledi. Ruhsuz bir ┼čekilde buradan ├ž─▒kmak istemiyordu.
Kad─▒n onu izliyordu, adam─▒n bile sonradan fark etti─či her ┼čeyi o da ya┼č─▒yor gibi hissediyordu. Tek ruh iki beden gibi odada dikiliyorlard─▒.
Beden ,dedi kad─▒n; ruha d├╝nya ├╝zerinde a├ž─▒lan bir penceredir. D├╝nya ser├╝veni bitince bu pencere kapan─▒r, ba┼čka bir ├ólemde ba┼čka bir pencere ile bakar─▒z kendi ruhumuza. Zamanla eskiyen her pencere gibi tutukluk yapar, g─▒c─▒rdar, kapatmaya ├žal─▒┼č─▒rs─▒n geri teper, kilit tutmaz, kirlenir, paslan─▒r belki de ├žatlar. Ruhla hemhal olman─▒ engeller bunlar. Durup ,ona ula┼čmam─▒z─▒ engelleyen ne var diye bakmak beklemek iyi gelir. Sonra yava┼č├ža gelir, bedeni kucaklar ruh. ─░├žin bir anda temiz, kuvvetli bir hava girmi┼č gibi hoplar, ─▒l─▒k ─▒l─▒k ┼čelaleler d├Âk├╝l├╝r g├Âvdene. Anlam veremezsin ne oldu─čuna. ─░┼čte ruh tekrar sana yeti┼čmi┼čtir o zaman. Sonra sustu. Adam kad─▒n─▒n anlatt─▒klar─▒n─▒ bedeninde hissediyordu. ┼×a┼č─▒rm─▒┼čt─▒ ┼ča┼č─▒rmamas─▒ gerekti─čini d├╝┼č├╝n├╝rken. Birden g├Âvdesi ─▒s─▒nd─▒ bacaklar─▒na can geldi, ad─▒m att─▒. ”Selametle ” diyebildi sadece ard─▒na bakmadan. Kad─▒n hi├ž bir kelimeyi g├╝n─▒┼č─▒─č─▒na b─▒rakmad─▒. Selametle dedi i├žinden, selametle.

ZEYNEB TONBU┼×